KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/4533 E., 2018/12295 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2018
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, taraflar arasında 03/01/2013 tarihinde ............lama ve ...... katılım sözleşmesi imzalandığını, davalının ...... katılım bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının sözleşmenin tarafı olmadığı dolayısıyla aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;......lanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı .........Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere,...... ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayımızda; dava, hizmet ( organizasyon- ......) sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki akdi ilişki...... ilişkisi olmayıp hizmet alım sözleşmesidir. Bu durumda davaya bakmakla Sulh Hukuk Mahkemesi görevli değildir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Hal böyle olunca, her iki tarafın tacir olması halinde 6102 sayılı TTK 4,5 md. uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesi, aksi halde ise Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olacağından, mahkemece görevsizlik nedeniyle HMK’nun 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/4533, K. 2018/12295, 4 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama