KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/4572 E., 2018/344 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2018
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiracılık sıfatının tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; taşınmazda kiracı olduğunu, belediyenin haksız yere tahliye istediğini ileri sürerek kiracılık sıfatının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; taşınmazın ihale ile kiraya verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne dair verilen karar Dairece 14.10.2014 tarih ve 2014/9114 E. 2014/10965 K sayılı ilamı ile; ''Somut olayda, dava konusu taşınmazın davalıya 2886 Sayılı Kanun gereğince ihale ile kiraya verilip verilmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Dairemiz geri çevirme kararı üzerine davalı idare tarafından gönderilen cevabi yazıda, taşınmazın 1980 yılında...’e ihale ile kiraya verildiği ve...’in 27.08.1985 tarihli davalı belediyeye yazdığı dilekçesinde taşınmazı ihale ile kiraladığını belirttiğine göre mahkemece kiralananın gerek 1980 yılında gerekse daha öncesinde ihale ile kiraya verilip verilmediği hususu araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.'' gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece; bozmaya uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından vekalet ücreti ve harca yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazı yönünden ise; karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.'nin 9. Maddesinde, ''tahliye ve kiracılık sıfatının tespiti davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, avukatlık ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz.'' düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; davacı harca esas değeri 54.929 TL olarak göstermiş ve bu miktar üzerinden peşin harç yatırmıştır. Mahkemece dava değerinin 54.929 TL olduğu gözetilerek davalı lehine 6.392 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine 750 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 436/2. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/4572, K. 2018/344, 18 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama