KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/4826 E., 2017/13248 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2017
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının, mecurda eski maliklerin miras bırakanı ... ile imzaladığı 01/05/1985 başlangıç tarihli 4 yıl süreli kira sözleşmesi gereği kiracı olduğunu, davacının, tapuda ... ilçesi, ... Köyü, ...
Mevkii, 284 ada, 118 parsel nolu 3.978,43 m2 yüzölçümlü içinde kuyusu bulunan narenciye bahçesi vasfındaki taşınmazın 40/272 hissesini ve içindeki vasiyetle eski maliklere isabet ederek tapuya beyanlar hanesine tescili yapılan 60 m2 lik evin mülkiyetini 18/07/2014 tarihinde satın aldığını, davacının, durumu ...
1.Noterliği'nin 18/08/2014 tarih ve 2431 yevmiye nolu ihtarnamesiyle davalıya bildirdiğini, taşınmazın diğer iki hissedarının mecurla mülkiyet ilişkisinin olmadığını, 6098 sayılı TBK.'nun 347 gereği davalı 10 yıldan fazla bir süredir kiracı olduğundan ve yasal ihtarnamenin tebliğ edilerek aktin uzatılamayacağı tebliğ edildiğinden aktin feshine ve davalının, mecurdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, TBK 347. maddesine dayalı on yıllık uzama süresinin dolması nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur.
Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.Somut olayda. Dava konusu taşınmaza ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayan tapu kayıt örneğinin incelenmesinde taşınmazın paylı mülkiyete konu olduğu anlaşılmaktadır.
Kiraya veren ... olup vefatından sonra bir kısım mirasçılar hisselerini davacıya satmışlardır. Pay ve paydaş çoğunluğu yargılama sırasında sağlanabilir ise de ihtarnamedeki eksiklik sonradan tamamlanamaz.
Bu nedenle fesih ihbarının pay ve paydaş çoğunluğu tarafından yapılmadığı gözönüne alınarak mahkemece bu nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, bu yüzden kararın bozularak yeniden yargılama yapılmasında yarar görülmediğinden sonucu itibariyle doğru olan hükmün değiştirilen bu gerekçe ile onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün değiştirilen gerekçe ile 6100 Sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 438.maddesi gereğince ONANMASINA,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/4826, K. 2017/13248, 4 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama