KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/4856 E., 2017/15494 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2017
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı. 20.04.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı ...’dan kiraladığı taşınmazı home-ofis olarak kullanmakta iken, kiraya verenin vefatı sonrası taşınmaz sahiplerinden davalı ...’ın, davalılardan müteahhit ... ile anlaşarak diğer davalı dozer operatörü olan ...'in kullandığı araç ile dava konusu taşınmazın bulunduğu binanın 12.08.2006 tarihinde yıktırıldığını, tüm ev ve iş yerindeki eşyalarının enkaz altında kaldığını, iş bu binanın yıkımı sebebiyle ...
2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/228 Karar sayılı dosyasında davalıların cezalandırılmalarına karar verildiğini ve bu kararın 10.01.2012 tarihinde kesinleştiğini, davalıların haksız eylemi nedeniyle işyerini bir daha açamadığını belirterek 40.000-TL maddi ve manevi tazminat bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar; davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece; davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının husumet yokluğundan reddine, davalı ... ve ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının husumet yokluğundan reddine, davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının ise kabul beyanı nedeniyle kısmen kabulü ile 1.825,50-TL’nın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Davacı ile davalılardan ...’ın murisi ... arasında 20.04.1999 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi mevcut olup, davacının talebi kira sözleşmesine dayanarak kullanmakta olduğu taşınmazın, davalı ... ile diğer davalı müteahhit ... arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yıkılması sonucu oluşan tazminat istemine ilişkindir. Dava, 28/12/2012 tarihinde 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/4856, K. 2017/15494, 8 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama