KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5012 E., 2019/308 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2019
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak sebebine dayalı olarak başlatılan icra takibine karşı açılan itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, taraflar arasında 01/09/2011 başlangıç tarihli 5 yıl süreli 16.500TL + KDV aylık kira bedelli sözleşme imzalandığını, davalının mecuru mahkeme kararına binaen 06/05/2014 tarihinde mevcut haliyle tahliye ve teslim ettiğini, kiracı mecuru tahliye ederken depozito mahsubu yapıldıktan sonra kalan 14.322,00 TL bakiye kira borcunu ödemediğini, borcu hakkında icra takibi yapıldığını, borçlunun, takibe ve borca itiraz etmesine rağmen icra dosyasına ödeme belgesi ve makbuz ibraz etmediğini, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve % 20 inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalının kira sözleşmesi ve faturaya dayalı olarak talep edilen alacağın bulunmadığını ispatlayacak nitelikte yazılı bir delil sunamadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava kira ve aidat alacağı nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında geçerli 01/09/2011 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünde yer alan 2. maddesinde göre kira bedellerinin banka hesabına havalesi suretiyle ödenmesi usulü benimsenmiştir. Kira sözleşmesindeki ödeme
şekline ilişkin şart ve davalı savunmaları dikkate alınmadan salt cari hesap üzerinden inceleme yapılması doğru olmamıştır. Buna göre, kira sözleşmesinde ödemelerin yapılacağının belirtildiği hesap numarasına ait banka dökümleri getirtilerek kira konusu olan taşınmazın tahliye tarihine kadar ki kira alacağının tespiti sureti ile hesaplama yapılması gerekmektedir.
Takipte kira alacağı ile birlikte aidat borçlarının da talep edildiği anlaşılmakta; aidat borçlarının talep edilebilmesi için aidat borçlarının öncelikle kiraya veren tarafından ödenmiş olması gerekmektedir. Mahkemece apartman yönetiminden kayıtlar getirtilerek varsa banka kayıtları da incelenerek, davalı kiracının sorumlu olduğu döneme ait aidat bedellerinin davacı tarafça ödenip ödenmediği tespit edilip sonucuna bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5012, K. 2019/308, 21 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama