KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5047 E., 2019/932 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2019
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, dava dilekçesiyle özetle; 05/10/2011 tarihli "Tanıtım ve Organizasyon Sözleşmesi" kapsamında davalıya ... Alışveriş Merkezinde ürün tanıtımı yapması için bir gün süre ile yer tahsis edilmesi hususunda sözleşme imzalandığını, davalının kendisine tahsis edilen alanın tahliyesi sırasında davacı şirkete ait tesisin zemin döşemelerine zarar verdiğini, 07/10/2011 tarihli durum tespit tutanağı ile zararın tespit edildiğini, hasar tespit edildikten sonra tamirat işlemlerinin yapıldığını, davalı şirketin ilgili hasarın kendisinden kaynaklanmadığı iddiasıyla faturayı iade ettiğini, davalının aleyhine başlatılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve davalı aleyhine alacağın % 40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesinde özetle; alanın kullanımına ilişkin sözleşmesel sorumluluğu yerine getirdiğini, hiç bir zarar ve hasara sebebiyet vermediğini, davacı tarafça sunulan hasar tespit tutanağının geçerli olmadığını, davacının iyi niyetli ve basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacının düzenlediği iade faturasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve talebin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, inşaat bilirkişisinden rapor aldırılarak rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 2400 TL asıl alacak bakımından bu alacağa yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davacının icra dosyasında 5.192,00 TL asıl alacak üzerinden KDV dahil bedeli esas alarak takip başlattığı, iade faturasında bedelin 4.400,00 TL +KDV şeklinde belirtildiği, 30/04/2014 tarihli bilirkişi raporunda da bedelin KDV hariç 2400,00 TL olarak belirlendiği ancak mahkemece KDV hariç tutularak belirlenen bedel, asıl alacak kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı tarafından talep edilmesine rağmen karar altına alınan tutara KDV ilave edilmemesi bozmayı gerektirmekte ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün, HUMK'nun 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü ve 6100 Sayılı HMK'nın 370/2 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5047, K. 2019/932, 11 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama