KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5049 E., 2017/13057 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2017
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı ... vekili dilekçesinde, davacı ile davalı ... arasında 01.01.2014 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, ilçe belediyelerinin kapatılarak personelinin kendi kurumlarına aktarıldığını, belediye binasının yetersiz kaldığını, kiralanana ihtiyaçları olduğunu belirterek davalının tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, ihtiyacın samimi olmadığını, bina içerisinde başka odaların boş olduğunu, personel sayısının ise azaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ihtiyacın samimi olduğunun kabulü ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, anılan hususun mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve harcın yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30. ve 32. maddelerinde hükme bağlamıştır. Buna göre, mahkeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğunun anlaşılması halinde yalnız o celse için davaya devam olunacağı, harç tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı ve yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin de yapılamayacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Karar ve ilam harcı, maktu ve nispi olmak üzere iki çeşittir. (492 sayılı Kanun'un 15.,21. maddeleri). Bu anlamda davanın maktu veya nispi harca tabi olup olmaması, kural olarak dava konusunun para ile değerlendirilebilir olup olmamasına göre değişmektedir. Nispi harç, konusu belli bir değerle ( para veya para ile değerlendirilebilen bir şey ) ilgili
davalarda, hüküm altına alınan değer üzerinden tarifedeki belli nispete göre alınan harçtır (1 Sayılı Tarife, madde III/1-a). Maktu harç ise, konusu belli bir değerle tespit edilemeyen davalarda ve davanın reddine ilişkin kararlardan alınan harçtır (1 Sayılı Tarife, madde III/2-a). Harçlar Kanunu'nun 16/1. maddesinde değer ölçüsüne göre harca tabi işlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin; tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değerinin esas alınacağı öngörülmüştür.
Dava niteliği itibariyle konusu para ile değerlendirilebilen davalardan olduğundan yukarıda açıklandığı üzere Harçlar Kanun'unun 30. Maddesi uyarınca tahliye davası yönünden yıllık kira bedeli üzerinden hesap edilerek nispi harç yatırılması zorunludur. Bu durumda Mahkemece, Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca buna ilişkin harcın tamamlanması için davacıya süre verilmesi, re'sen eksik harcın tamamlatılması, harç ikmal edildiğinde yargılamaya devam edilmesi, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılması, üç ay içinde davanın yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davacı tarafından yatırılan harç yeterli görülerek harç tamamlatılmadan hüküm kurulması doğru olmamış, bu konu bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5049, K. 2017/13057, 2 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama