KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5170 E., 2019/949 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2019
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak-tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda,davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı , ilgili adreste bulunan tapunun 752 ada 619 parselinde kayıtlı 11237.36 m2 yüzölçümlü fundalık vasfı ile hazine adına kayıtlı taşınmazın tarımsal (her türlü büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvancılık için gerekli tarım ve seracılık) amaçlı olarak kullanılmak üzere Kuşadası Kaymakamlığı'nın 22/07/2010 tarihli onayı ile 16/08/2010 tarihinden itibaren başlamak üzere 5 yıl süre ile davalıya kiraya verildiğini, kiranın başlangıç tarihi olan 16.08.2010 tarihinde yer tesliminin yapıldığını, ancak davalının kira bedellerini eksik, kesin teminat tutarı ve karar pulu bedellerini kira sözleşmesi uyarınca vadesinde ödemediğini,
İlçe Mal Müdürlüğü Milli Emlak Servisi’nin 18/08/2013 tarihli yazısının davalıya gönderilerek ,vadesinde ödenmeyen söz konusu taksit tutarının vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte yazının tebliğinden itibaren 15 gün içinde ödenmesi gerektiği,aksi taktirde 2886 sayılı yasanın 62.maddesine göre tebligat yapmaya gerek kalmaksızın kira sözleşmesinin feshedileceği,tahliyenin sağlanarak,
kesin teminatın hazineye irat kaydedileceği ve son yıl kira bedelinin tazminat olarak tahsil edileceğinin davalıya bildirildiğini,bildirimin davalıya 22.08.2013 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalının rızaen herhangi bir ödeme yapmadığını, Kaymakamlık Makamı’nın 24/01/2014 tarihli onayı ile ilgili dönemlere ait 52.122,05 TL’yi süresi içerisinde ödemediğinden ilgili yönetmelik uyarınca 16.08.2010 tarihli kira sözleşmesinin kesin teminatının hazineye irat kaydedilmek üzere 23.01.2014 tarihi itibariyle feshedilmesi,ayrıca 17.727,92 TL olan cari yıl kira bedelinin tazminat olarak tahsil edilmesinin uygun görüldüğünü ileri sürerek,
69.849,97 TL kira alacağı toplamı olan 51.811,00 TL ile kesin teminat ve karar pulu toplamı olan 311,05 TL olmak üzere toplam 52.122,05 TL’ye vade tarihlerinden itibaren 6183 sayılı yasanın
51.maddesi uyarınca uygulanacak gecikme zammı ile; cari yıl kira bedeli tutarında tazminat bedeli olan 17.727,92 TL ‘ye ise sözleşme fesih tarihi olan 23/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı,cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece,davacının davasının kabulü ile, 69.849,97 TL ana para kira alacağı ,14.767,19 TL faiz olmak üzere toplam 84.617,16TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda;mahkemece her ne kadar yanılgılı değerlendirme ile alınan bilirkişi raporunda belirlenen ana para kira alacağı ve talep edilen cari yıl kira bedeli tutarındaki tazminat alacakları toplamı ile 6183 sayılı yasanın 51. maddesi uyarınca belirlenen gecikme zammı ile cari yıl kira bedeli tutarındaki tazminat için hesaplanan yasal faiz toplamlarına hükmedilmiş ise de,hüküm kira alacağı ve cari yıl kira bedeli tutarındaki tazminat alacakları yönünden doğru ise de,faiz yönünden infaz kabiliyetine sahip olmayıp hatalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5170, K. 2019/949, 11 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama