KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5270 E., 2019/1185 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2019
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar, davalı kiracının kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini, kiracı davalıya feshin kabul edilmediğine dair ihtarname gönderildiğini ve ödenmemiş kira bedellerine ilişkin olmak üzere davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini belirtmiş, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, kiralananın ayıplı olması sebebiyle kira sözleşmesinin feshedildiğini belirtmiş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu kiralananın depreme karşı yüksek risk taşıdığı, bu nedenle kira sözleşmesinin 9. maddesine uygun şekilde feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, alacağın likit olması nedeniyle kötü niyetli olarak başlatılan takip için davacılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmetmiştir. Hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacıların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacıların kötü niyet tazminatına ilişkin itirazlarına gelince;
İcra ve İflas Kanunu' nun 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Buna göre, kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için, alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması gerekmektedir.
Somut olayda, alacaklının takibinde haksız olduğu kabul edilmiş ise de takip talebinde kötü niyetli olduğu ispat edilememiştir. Mahkemece davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu konudaki istemin kabulüne karar verilmesi ve kabul edilen kötü niyet tazminatı üzerinden harç tahsiline hükmedilmesi doğru değildir. Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün, HUMK'nun 438/7, C2 hükmü ve 6100 sayılı HMK 370/2 ek 3/1 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5270, K. 2019/1185, 18 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama