KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5319 E., 2019/2457 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2019
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davalı ... yönünden reddine, ... mirasçıları yönünden kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; kendisine ait ekskavatörün operatör dahil aylık 10.000 TL kira bedeliyle ... ... Metrosu Ayrılık Çeşmesi İstasyonu inşaatı kapsamında davalı ...'e kiralandığını, söz konusu aracın 02/11/2012 tarihinde ilgili şantiyede çalışırken hafriyattan kopan beton ve taş kütleleri altında kalarak hasarlandığını, delil tespiti dosyasında 97.949,25 TL'lik hasar tespiti yapıldığını, tamir süresinin 60 gün olarak belirlendiğini ileri sürerek, 60 gün tamir süresi için 20.000 TL kira bedeli, 10.000 TL değer kaybı ve 97.949,25 TL hasar bedeli olmak üzere toplamda 127.949,25 TL+KDV'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...; davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; kazanın davacının görevlendirmiş olduğu operatör ...'in işi ifası sırasında meydana geldiğini, davacının BK.116.m.uyarınca yardımcı şahısların sorumluluğu kapsamında sorumluluğu olduğunu, olayda kusuru bulunmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, araçta değer kaybı bulunmadığını ve kira bedelinin dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın davalı ... yönünden reddine, ... mirasçıları aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne,115.149,25 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm ... mirasçıları ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Davaya dayanak ve hükme esas alınan sözleşme, her ne kadar ''Kira Sözleşmesi'' olarak belirtilmiş ise de sözleşmenin konusu, kapsamı ve şartlarını düzenleyen ilgili maddeleri göz önüne alındığında sözleşmenin şoförlü (operatörlü) araç kiralama hizmetine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmamaktadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Hal böyle olunca, sözleşme taraflarının tacir olması halinde TTK m. 4 uyarınca davanın ticari dava olarak aynı kanunun 5.maddesi gereğince Asliye Ticaret Mahkemesinin, tarafların tacir olmaması halinde ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK’nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenlerine göre, davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5319, K. 2019/2457, 21 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama