KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5326 E., 2017/13620 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2017
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı hakkında,verilen tahliye taahhütnamesi gereği tahliyesi için takip başlatıldığını,davalının tahliye emrine itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile tahliyeye karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kiracının taşınmazı boşaltacağını beyan ettiği 30/07/2015 tarihinden itibaren 1 ay içerisinde icra takibinin yapılmadığı, takibin 31/08/2015 tarihinde başlatıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taahhüt nedeniyle açılacak tahliye davasının taahhüt edilen tarihten başlayarak bir ay içinde açılması veya bu süre içinde taahhüde dayalı olarak icra takibi yapılmış olması gerekir. Daha önce kiracıya bildirilen tahliye iradesinin süre koruyucu niteliği yoktur. Ancak yapılan icra takibi süreyi koruyacağından bir ay geçtikten sonra da dava açılabilir.
Davacı vekili tarafından, 30/05/2015 düzenleme, 30/07/2015 tahliye tarihli taahhütnameye dayanılarak 31/08/2015 tarihinde davalı aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Bir aylık sürenin sonu olan 30/08/2015 günü resmi tatil olan Pazar gününe rastladığından, tatilden sonraki gelen ilk mesai günü olan Pazartesi günü olan, 31/08/2015 tarihinde yapılan icra takibi süresindedir. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın süre yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5326, K. 2017/13620, 10 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama