KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5384 E., 2017/15167 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2017
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; dava konusu taşınmazın uzun süre davalının babası ... tarafından kiracı olarak kullanıldığını, şahsın vefatından sonra oğlu olan davalı tarafından kiracı olarak kullanılmaya başlandığını, aylık kira bedelinin 350 TL olup kiracı davalının arada ödenen 500 TL haricinde 2014 yılnın Aralık ayından itibaren 13 aydır kira bedeli ödemediğini belirterek davalının temerrüt nedeniyle tahliyesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ihtarnamede belirtilen toplam 4.050 TL'nın muaccel olma tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, kira miktarının davacının iddia ettiği gibi 350 TL olmadığını, kira miktarı belli olmadığından kira borcunu ödemediğini, öncelikle kiranın belirlenmesi sonrasında böyle bir talepte bulunulması gerektiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Husumet ehliyeti, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gereken bir husustur. Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.01.2012 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu kira sözleşmesinde kiracı olarak dava dışı ... bulunmakta olup davalı temyiz aşamasında ileri sürdüğü husumet itirazında kira sözleşmesinde babasının imzası bulunduğunu, kendisinin kiracı olmadığını beyan etmiştir. UYAP üzerinden incelenen nüfus kayıtlarından, ...'nun davalının babası olduğu ve 09.03.2015 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, kira sözleşmesinin kiracısı ...'nun mirasçılık belgesi temin edilerek varsa diğer mirasçılarının da katılımı sağlanmak suretiyle oluşturulacak taraf teşkilinden sonra esasa ilişkin bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5384, K. 2017/15167, 2 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama