KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5414 E., 2017/14692 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2017
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki fuzuli işgal nedeniyle tahliye ve ecrimisil davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı ... ve birleşen 2012/56 Esas sayılı davanın davacısı ... , adlarına kayılı taşınmazda ...'ın kiracı olarak oturmakta iken ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/6 E. ve 2011/15 K. Sayılı dosyası üzerinden kiralanandan tahliyesine karar verildiğini ancak adı geçen şahsın taraflarının bilgi ve rızası dışında herhangi bir sözleşme olmadan taşınmazı davalı ...'e kiraya verdiğini , bu itibarla davalının fuzuli işgalci olarak bulunduğunu belirterek davalının taşınmazından tahliyesine ve bilirkişi tarafından hesaplanacak olan fuzuli işgal tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının kiralanandan tahliyesine, ecrimisil yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-HMK'nun 166. maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları koşulu ile birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür.
Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurmaktadır. Diğer bir anlatımla, asıl ve birleşen davalar birbirinden bağımsız, müstakil davalardır. Bu nedenle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanması gerekmektedir. Somut olayda ise;birleşen dava hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir(HMK. md 297).
Buna göre, mahkemece; asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı karara bağlanması gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5414, K. 2017/14692, 26 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama