KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5449 E., 2019/1695 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2019
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya kira sözleşmesi ile sondaj makinası kiraladığını, ancak davalının kira bedeline ilişkin ödemesi gereken 11/05/2012 tarihli faturayı ödemediğini, faturaya süresinde itiraz etmediğini, davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşme gereği 07/02/203-07/03/2012 tarihlerini kapsayan ilk faturanın davacıya ödendiğini, sözleşmenin 5. 2.maddesinde sondaj makinesinden meydana gelen arızaların kiralayan tarafından ödeneceğinin düzenlendiğini, bu taahhüdün yerine getirilmediğini, bu nedenle makinenin 21/03/2012 tarihinde kiraya verene imza mukabilinde iade edildiğini, kiraya verenin 07/03/2012-21/03/2013 tarihini ihtiva eden fatura düzenlemek yerine 11/05/2013 tarihli 11.210,00 TL bedelli fatura düzenlediğini, düzenlenen faturanın sözleşmeye uygun olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacıya ait sondaj makinesinin 27/01/2012 ile 27/03/2012 dönemi için davalı tarafından kiralandığı, 11.210,00 TL tutarındaki 2.faturanında davacı alacağı olarak ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra dosyasında 11.210,00 TL lik asıl alacağına ilişkin itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin talebinin reddine, asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Somut olayda, dava ilk olarak ...12. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış, mahkemece 03.03.2015 tarih ve 2014/1098 E., 2014/481 K. sayılı ilam ile görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleşmiş, daha sonra dosyanın gönderildiği mahkemece yapılan yargılama sonucunda, temyize konu karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 331/2. maddesi "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise, talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderleri ödemeye mahkum eder" hükmünü içermektedir.
Mahkemece, yukarıda anılan görevsizlik kararı gereğince HMK'nun 331/2. maddesi gözetilerek, kendisini bir vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine vekalet ücreti takdirine ilişkin hüküm tesis edilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5449, K. 2019/1695, 28 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama