KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5780 E., 2017/15460 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2017
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının dava konusu taşınmazda 01/01/1981 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca kiracı olarak bulunduğunu, davalıya ... 31. Noterliğinden 19/11/2013 tarihinde 31/12/2014 tarihi itibariyle sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirildiğini, ihtarnamenin 11/02/2014 tarihinde tebliğ edildiğini belirterek, TBK'nun 347.maddesi gereğince tüm yasal koşullar yerine getirildiğinden, davalının mecurdan tahliyesine, akdin feshine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, TBK'nun 347. maddesi gereğince kiracı davalıya kira akdinin bitiminden en az 3 ay önce gönderilen usulüne uygun bir fesih bildirimi olmadığını, keşide edilen ihtarnamenin henüz TBK'nun 347.madde yürürlüğe girmeden önce gönderildiğini belirterek davnın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 347/1.maddesi hükmüne göre; konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminde en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.
6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçici 2.maddesi uyarınca, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce TBK.nun 347.maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde öngörülen kira sözleşmelerinden 10 yıllık uzama süresi dolmamış olmakla birlikte geri kalan süre beş yıldan daha kısa olanlar hakkında yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl, on yıllık uzama süresi dolmuş olanlar hakkında da yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl sonra uygulanacağı öngörülmüştür.
Kiralanan TBK.nun konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerine tabi olup, taraflar arasında düzenlenen Ocak 1998 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yasada belirtilen 10 yılık uzama süresi dolmuş olup , 6098 Sayılı Kanuna uygun olacak şekilde üç ay önceden de bildirim yapılmıştır. Açıklanan bu nedenlerle 11/02/2014 tarihinde tebliğ edilen ihtarname uyarınca 14/01/2015 tarihinde dava süresinde açıldığından kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5780, K. 2017/15460, 8 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama