KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5829 E., 2019/2412 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2019
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, taraflar arasında yazılı kira ilişkisi bulunduğunu, ödenmeyen kira alacağının tahsili için davalı hakkında takip başlattıklarını ancak itiraz üzerine takibin durduğunu, davalı kiracının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, takibe konu alacak miktarını kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile,davalının ... 13. İcra Müdürlüğünün 2015/3668 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin davalı yönünden takip tarihi itibariyle 32.764,66 TL asıl alacak ile 622,53 TL faiz yönünden devamına, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle yapılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının alacağını tahsil edebilmek için doğrudan mahkemede dava açarak haklı çıkması, alacağın likit ve muayyen olması gerekir.
Eğer alacaklı itirazın iptali davasında haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse bu kez alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir.
Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri tebliği üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir.
Somut olayda, dava konusu alacak kira ilişkisinden kaynaklanmakta olup miktarı (likit) belirlenebilir mahiyettedir. Alacak miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirmediğinden davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5829, K. 2019/2412, 21 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama