KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5848 E., 2017/15009 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2017
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, taraflar arasında imzalanan 01.06.2014 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalının davacıya ait dükkanda kiracı olduğunu, sözleşmede 1 yıllık kira bedeli olan 4.800 TL nin peşin ödeneceğinin kararlaştırıldığı halde davalının kira bedelini yatırmadığını, kira bedelinin tahsili için ... İcra Müdürlüğünün 2014/4601 E., sayılı dosyasında takip başlatıldığını, belirterek ödenmeyen 4.800,00 TL kira bedelinin davalıdan tahsili ile dava konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalıya duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edildiği halde davalı duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, taşınmazın temerrüt nedeniyle tahliyesine, dava tarihi itibari ile toplam 4.800,00 TL kira bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen icra takibi sebebiyle kiralananın tahliyesi ve alacak istemine ilişkindir. Davaya ve icra takibine dayanak yapılan 01/07/2014 başlangıç tarihli, iki yıl süreli yazılı kira sözleşmesi ... vekili ... ile davalı arasında düzenlenmiştir.
Davacı, 13.10.2014 tarihinde tahliye talepli olarak davalıya karşı başlattığı icra takibi ile aylık 250,00.-TL hesabı ile 2014 yılı Ağutos Eylül, Ekim ayları kira bedeli toplamı 750,00 TL’nin işlemiş faiziyle tahsilini istemiş, ödeme emri davalı kiracıya 15.11.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, itiraz edilmeyen takip kesinleşmiştir. Kira sözleşmesinin tarafı ... olup davacı ...’ın ... adına hareket ederek temsil yetkisine göre sözleşmeyi imzaladığı anlaşılmaktadır.
Buna göre kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın da temsil edilen ... yönünden hukuki sonuç doğuracağı açıktır. Davacı ...’ın şahsen icra takibi başlatarak temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak davasını açmış olmasında aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5848, K. 2017/15009, 1 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama