KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/6310 E., 2019/2961 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2019
Karar Metni
681 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; gerekli tadilatları yaparak kullanmak üzere davalıya ait bulunan dükkanı 15/10/2009 tarihinde kiraladığını, 07/07/2010 tarihinden sonraki ayların kira bedellerinin 1.500,00 TL lik kısmına mahsup edilmek üzere 35.000,00 TL nakit para verdiğini, dükkandaki tadilatlar bittikten sonra davalı ile 16/11/2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi yaptıklarını, her ne kadar kira sözleşmesinde kira bedeli 750,00 TL olarak yazılsa da, gerçekte kira bedelinin 2.000,00 TL olduğunu, davalının ayrıca kira sözleşmesi esnasında kendisinden beş adet bono aldığını, kira sözleşmesinden sonra davalıya 31/12/2009, 31/01/2010, 31/02/2010, 31/03/2010,
31/04/2010, 31/05/2010, tarihlerinde aylık 2.000,00 TL den altı ay için toplam 12.000,00 TL nakden ödediğini, ayrıca 2010 yılı ...... ayı için de 1.500,00 TL ödeme yaptığını, kira bedeli 500,00 TL eksik olduğundan davalının makbuzu imzalamadığını, bu nedenle ...... ayında ödenen 1.500,00 TL lik makbuzunun olmadığını, 19/07/2010 tarihinde kiracısı olduğu taşınmazdan çıktığını, davalının bunun üzerine dava konusu taşınmazı üçüncü bir kişiye kiraladığını, ancak davalının 35.000,00 TL bedeli geri vermediğini, ayrıca davalının kendisinden önceden aldığı beş adet bonodan bir tanesini,
hiçbir borcu olmadığı halde iradesi dışında 16.000 TL borç tutarı yazarak 5.750,00 TL üzerinden ...... İcra Müdürlüğünün 2011/1369 esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, belirtilen nedenlerle söz konusu 16.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borcunun olmadığının tespiti ile davalıya 15/10/2009 tarihinde ödemiş olduğu 35.000,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; takibe konulan bononun kira alacağına ilişkin olduğunu, davacının kira borcunu ödememesi nedeniyle ...... İcra Müdürlüğünün 2011/1369 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, kendisine 35.000,00 TL ödeme yapıldığı hususunun doğru olmadığını, belgeler üzerinde sahtecilik yapıldığını, davacının menfi tespit ve alacak davasının asılsız olduğunu belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacının, ...... İcra Müdürlüğünün 2011/1369 esas sayılı takip dosyasında, 20/02/2010 tanzim, 20/03/2010 vade tarihli 16.000,00 TL bedelli taraflar arasında düzenlenmiş bono nedeniyle takibe konu olan 5.750,00 TL yönünden, 1.516,67 TL borçlu olduğu anlaşılmakla, bakiye 4.233,33 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, takibin bu miktar üzerinden devamına, 35.000,00 TL yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının alacağa ilişkin istemin reddine yönelik temyiz itirazlarına gelince; açığa senet düzenlenmesi hukuk sistemimizde mümkün olup, ilgili belgede boş bırakılan kısımların sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden taraf bu iddiasını kesin delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Karşı tarafa güvene dayalı olarak imzalı boş belgeyi veren kimsenin, bu belge üzerine kendisi aleyhine düzenlemeler, eklemeler yapılabileceğini öngörmesi gerekir. Bu nedenle doğacak tehlike ve rizikoları ilk başta kabul etmiş sayılır. Açığa imza atılmak suretiyle düzenlenen belgelerin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu kanıtlanmadıkça geçerlidir. Senedin hüküm ve gücünü ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin HMK'nun 201.maddesine göre yazılı belgeyle kanıtlaması gerekir.
Somut olayda, davacı tarafından dava dosyasına sunulan 15.10.2009 tarihli gider pusulası başlıklı belgede; peşinat kira bedeli olarak 35.000,00 TL bedelin davalıya verildiği ve 07.07.2010 tarihinden sonra her ay için 1.500,00 TL düşüleceği kararlaştırılmış olup, ilgili belgenin davalı tarafından imzalandığı ve imzanın da davalıya ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Her ne kadar davalı kiraya veren, 15.10.2009 tarihli yazılı belgeyi boş olarak imzaladığını ve iradesi dışında davacı tarafça doldurulduğunu iddia etmiş ise de; açığa imza atmak suretiyle imzalandığı belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ancak yazılı delille kanıtlayabileceğinden ve dosya kapsamından 15.10.2009 tarihli yazılı belge içeriğinin doğru olmadığına ilişkin yazılı ve kesin delil sunamadığı anlaşıldığından Mahkemece, bu alacak kalemi yönünden istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6310, K. 2019/2961, 4 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama