KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/6398 E., 2017/16792 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2017
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalıya ihtarname gönderdiklerini, buna rağmen taşınmazı tahliye etmediğini, işgal ettiğini, taşınmazda esaslı tadilat yapacağını ileri sürerek; kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalı; tahliye koşullarının olmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılacak işlerin esaslı tadilat olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
HMK.'nun 31. (HUMK.'nın 75/2-3.) maddesi gereğince; maddi olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir. Dava dilekçesindeki anlatımdan davacının asıl talebinin işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye olduğu, davacının, davalıya gönderdiği13.08.2014 tarihli ihtarnamede ihtiyaç iradesini bildirdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davacının talebi TBK' nun 350/1 maddesi uyarınca işyeri ihtiyacı talebi olarak değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6398, K. 2017/16792, 30 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama