KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/6416 E., 2019/680 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2019
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, kira farkı alacağının tahsili için davalı hakkında takip yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, taraflar arasında en son 01/07/2008 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, davacının kira bedelinin 01/07/2009 tarihinden itibaren tespiti için açtığı davada kira bedelinin net 1.980 TL olarak tespitine karar verildiğini, kira tespit kararının kesinleşmesi sonra kira bedellerinin her yıl tefe-tüfe oranları ve yargı kararları dikkate alınarak arttırıldığını, kira bedellerinin ihtirazı kayıt konulmadan tahsil edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 6 icra müd 2013/21869 E sayılı takip dosyasına vaki itirazının 6.204 TL asıl alacak, 903,39 TL faiz olmak üzere toplam 7.107,39 TL kısım için iptaline, bu kısım için takibin devamına, asıl alacağın % 20 si oranı olan 1.240 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 01/07/2008 başlangıç tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Kira sözleşmesinin 12. maddesinde "Kiracı ikinci sene oturacak olur ise kira enflasyon oranından az olmamak kaydı ile günün şartlarına göre arttırılacaktır." düzenlemesi yer almaktadır.
Şişli 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1401 Esas sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın 01/07/2009 tarihinden itibaren kira bedelinin aylık net 1.980 TL olarak tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı, 11/09/2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile Temmuz 2010-Ağustos 2013 dönemine ait 7.960 TL kira farkı alacağının tahsilini talep etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, üfe-tüfe ortalaması oranında artış yapılarak takibe konu kira bedelleri belirlenmiş ise de sözleşmede kararlaştırılan artış koşulu belirli ve muayyen olmadığından geçerli değildir. Bu nedenle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6416, K. 2019/680, 5 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama