KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/6584 E., 2019/2377 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2019
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile Atatürk Havalimanı-Emniyet Fatih durakları arasında yer alan metrolardaki alınlığın 1 hafta kullanılması amacıyla anlaştıklarını, bunun üzerine davalı adına düzenlenen 5.000 TL bedelli faturanın davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirtmiş, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, faturanın muhatabına teslim edilmiş olmasının hiçbir öneminin bulunmadığını, davacının faturaya konu hizmetin sunulduğunu kanıtlamasının gerektiğini belirtmiş davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir. Dava, kira bedeli alacağı nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının kira ilişkisinden kaynaklanan talebinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi görevi 6100 Sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında Sulh Hukuk Mahkemesi’ne aittir. Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esasının incelenmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6584, K. 2019/2377, 20 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama