KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/6604 E., 2019/2515 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2019
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; mülkiyeti kendisine ait taşınmazı 01/01/2012 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesiyle davalıya kiraya verdiğini, kira ilişkisinin devam ettirileceğine inanarak Ekim 2012 tarihli ek protokol ile aylık 4.160 Euro kira bedelinin, 2.000 Euro ya indirilmesini iyiniyetli olarak kabul ettiğini, bu şekilde 2013 yılı boyunca kira bedelinin aylık 2.000 Euro üzerinden ödendiğini, bahse konu indirimli kira döneminin biteceği ve yeni döneme geçileceği vakit, Aralık 2013 itibariyle sözleşmenin feshedildiğinin ve kiralananın tahliye edileceğinin davalı tarafından kendisine bildirildiğini, kira sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca,
ilk iki yıl içerisinde kiralananın tahliye edilmesi durumunda , davalının üç aylık kira bedeli tutarında cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, cezai şartın muaccel hale geldiğini, cezai şart bedelinin aylık 4.160 Euro üzerinden üç aylık kira bedeli tutarında ödenmesi gerekirken, davalının aylık 2.000 Euro + KDV bedeli üzerinden 7.080 Euro eksik ödeme yaptığını, ödenmesi gereken bakiye 23.423,58 TL cezai şart bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek;
itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava; cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazına gelince;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi uyarınca; konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında olmamak kaydıyla nispi olarak belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
Somut olayda ; mahkemece ,dava değerinin 23.423,58 TL olduğu gözetilerek, davalı lehine reddedilen miktar üzerinden 2.810,83 TL nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile 750,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6604, K. 2019/2515, 25 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama