KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/6622 E., 2018/7363 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2018
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira parasının iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında kira sözleşmesi bulunduğunu, 01.07.2004 tarihinden 30.08.2014 tarihine kadar toplam 37.680.-TL kira bedelini davalıya ödediğini, bu defa Selçuk Mal Müdürlüğü tarafından kiralananın mülkiyetinin Hazineye ait olması sebebiyle 23.06.2004- 30.06.2009 dönemine ait 16.032.-TL ecrimisil bedelinin 01.07.2009- 30.06.2014 dönemine ait 30.800,66.-TL ecrimisil bedelinin ödenmesinin ihtar edildiğini ve ecrimisil bedellerinin maliyeye ödendiğini, ayrıca ek yazılarla da kiralananın tahliye edilmesinin bildirildiğini,
kiraya verenin kiralananı kullanım amacına uygun olarak teslim etmek ve kira süresi boyunca bu halde bulundurma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, aynı döneme ilişkin hem davalıya kira bedeli hem de dava dışı Hazineye ecrimisil ödediğini belirterek davalı kiraya verene ödediği 37.680.-TL kira parasının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanmakta olup dava 19.02.2015 tarihinde açılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte olan HMK. 4/1-a maddesi gereğince dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne aittir. Bu nedenle Mahkemece görevsizlik nedeniyle HMK’nun 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6622, K. 2018/7363, 2 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama