KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/6928 E., 2017/17119 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2017
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; 07/05/2014 tarihinde dava konusu taşınmazın mülkiyetini iktisap ettiğini, süresinde keşide edilen ihtarname ile ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliye edilmesini davalıya bildirmiş olmasına rağmen tahliyenin gerçekleşmediğini, kendisinin ticaretle uğraştığını ve ...’nın en işlek, ticarete en elverişli olan ve en büyük caddesinde bulunan dava konusu yerde AVM tipi büyük bir satış yeri oluşturmak istediğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise; davacının ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi, henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.01.2013 başlangıç tarihli ve 5+5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, ilçede emsalleri bulunan AVM’ler gibi büyük bir satış yeri oluşturmak suretiyle, çocuk oyuncakları, küçük ev aletleri, dayanıklı tüketim malları satışı yapacağını belirterek tahliye isteminde bulunmuştur. Her ne kadar Mahkemece; davacı
tanığının "davacının, ...’da oturan ve çiçek işlerini takip eden oğlunu dava konusu yerin başına koyacağı" şeklindeki beyanı dikkate alınarak, davacının oğlunun yapmış olduğu iş ile yapılmak istenen iş değerlendirilerek, davacının ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davacının oğlu ile birlikte iş yapmayı düşünmesi, hayatın olağan akışına uygun olup, ihtiyacın samimi olmadığını göstermez. Kiralananın yapılacak işe uygun olması ve davacı tanıklarının ihtiyaç iddiasını doğruladığı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6928, K. 2017/17119, 6 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama