KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/7153 E., 2017/16615 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2017
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının 01.03.2013 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesiyle kiracı olduğunu, taşınmazda esaslı tadilat, bakım ve onarım yapılacağını belirterek taşınmazın esaslı tamirat nedeniyle tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafından yapılmak istenen tadilatın fenni açıdan zaruri olmadığını, sırf geliri artırmaya yönelik olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıya verilen kesin süreye rağmen onaylı imar proje ve ruhsatın dosyaya sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı vekilinin davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Dava maktu harç yatırılarak açılmıştır. 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi hükmü gereği davanın başında alınmış olan karar ve ilam harcının noksan olduğunun sonradan anlaşılması halinde karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamaz. Bu durumda mahkemenin harcın tamamlanması için uygun süre vermesi ve ondan sonra yargılamaya devam olunması gerekirken bu husus göz ardı edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davalı nispi harç yatırılması/tamamlatılması gerektiği konusunda herhangi bir
müdahalede bulunmamış ve dava eksik harçla sonuçlandırılmış olduğuna ve yargılama sırasında harç tamamlatılmadığına göre, davalı lehine 900 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti olarak 7.346 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de;
Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/7153, K. 2017/16615, 28 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama