KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/7236 E., 2017/17904 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2017
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, Davalının dava konusu taşınmazı 01/01/2015 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile yufkacılık işi yapmak için kiraladığını, aslında 10 yıldan beri taşınmazda kiracı olduğunu ve sözleşmenin her yıl yıllık olarak yenilendiğini, sözleşmede yıllık kira bedelinin 7.000 TL olduğu ve yıl sonunda peşin olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının ...
2.Noterliğinin 15/06/2015 tarih ve 3857 Yevmiye sayılı “yazılı tahliye taahhütnamesi” ile 01/01/2016 tarihinde taşınmazı tahliye edeceğini taahhüt ettiği halde yıl sonunda taşınmazı tahliye etmediği gibi 2015 yılı sonunda ödemesi gereken 7.000 TL kira bedelini de ödemediğini belirterek taraflar arasındaki akdin feshine, davalının kiralanandan tahliyesine 7.000 TL kira bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne taşınmazın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece oluşturulan kısa kararda davanın kabulüne, taşınmazın tahliyesine, 7.000 TL kira alacağının dava tarihi olan 07/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği halde ,gerekçeli kararda sadece kiralananın tahliyesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda kısa karar ile gerekçeli karar çelişkili bulunmaktadır.
HMK.nun 298/2. maddesi ve 10.4.1992 gün, 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni oluşturur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile yeni bir karar vermekten ibarettir.
2- Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/7236, K. 2017/17904, 20 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama