KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/7678 E., 2017/17913 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2017
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalının ... sayılı Aile Hekimliği kanunu kapsamında sözleşmede Aile Hekimi olarak görev yaptığını, ... sayılı Aile Hekimliği kanununun 4. Maddesinde kamuya ait taşınmazların kullanımı hususunun düzenlendiğini ve Hazine, Belediye veya İl Özel İdaresine ait taşınmazlardan Aile Sağlığı Merkezi olarak kullanılması uygun görülenlerin bu amaçla kullanılmak üzere doğrudan kiraya verilebileceğinin düzenlendiğini, 15.06.2011 tarihinde Sağlık Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı arasında protokol imzalandığını, protokol kapsamında rayiç bedel belirleme komisyonu tarafından aylık kira bedellerinin belirlendiğini,
davalının ... ilçesinde faaliyet gösteren ... Mah. ...
Aile Sağlık Merkezinde Aile Hekimi olarak görev yaptığını, davalının aile hekimi olarak faaliyet gösteren kullandığı yer açısından her bir hekim için 200,00 TL olmak üzere aylık 800,00 TL olarak belirlendiğini, davalının 15.06.2011 tarihinden 01.09.2012 tarihine kadar süre zarfında belirlenen 2.906,66 TL rayiç kira bedelini ödemediğinden 2.906,66 TL kamu zararı meydana geldiğini, bu yönde alacağın tahsili hususunda davalı hakkında yapılan icra takibine davalının haksız itiraz etmesi nedeniyle takibin durmasına sebebiyet verdiğinden haksız itirazın reddine ve takibin devamına,
icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esası incelenerek davanın esastan sonuçlandırılması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/7678, K. 2017/17913, 20 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama