KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/7774 E., 2017/17974 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2017
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; taraflar arasındaki 21/01/2015 düzenleme tarihli, 07/02/2015 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereğince; davacıya ait; ... Mah. ... Sok. No:5 ... adresindeki iş yerinde kiracı olan davalının, 05/02/2015 tarihli tahliye taahhütnamesi ile kiralananı 07/02/2016 tarihinde boşaltacağını taahhüt ettiği halde taahhüdünü yerine getirmediğini belirterek davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; tahliye taahhütnamesinin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; taahhütnamenin önceden basılı (matbu) bir şekilde düzenlendiği de göz önüne alınarak, her ne kadar sözleşme düzenleme tarihinden sonraki bir tarihte (05/02/2015) imzalanmış ise de, sözleşme başlangıcı olan 07/02/2015 tarihinden önce olması da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya dayanak yapılan ve noter huzurunda tanzim edilen 21.01.2015 tanzim ve 07.02.2015 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yine davaya dayanak yapılan 05.02.2015 tanzim tarihli adi nitelikli tahliye taahhütnamesi, noter onaylı kira sözleşmesinin tanzim tarihinden sonra düzenlenmiş olup taahhütname içeriğinde ‘kiracısı olduğum taşınmaz’ ibaresi bulunmaktadır.
Davalı kiracı itirazında taahhütnamedeki imzasını inkar etmemiş, kira ilişkisine karşı çıkmamıştır.
Bu durumda tahliye taahhüdün verildiği tarihten önce kira sözleşmesinin Noterde düzenlendiği taraflar arasında kira sözleşmesinin kurulduğu ancak kira süresinin başlangıcının ileri bir tarih olarak belirlendiği anlaşılmakta olup, taahhüdün düzenlendiği tarihte davalının iradesini sakatlayacak bir durum bulunmadığından, geçerli tahliye taahhüdüne dayanarak açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/7774, K. 2017/17974, 20 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama