KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/7814 E., 2019/4946 K.·Mahkemesi : Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2019
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiracılık sıfatının tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı ile dava dışı önceki kiracı arasında imzalanan 09/06/2011 tarihli kira sözleşmesini 06/02/2013 tarihli onay yazısı ile devir aldığını, söz konusu devir işlemi yapıldığında bütün hak ve yetkilerin kendisine devir olunduğunu, 09/06/2011 tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesinin tarafların birbirlerine feshi ihbarda bulunmaması nedeniyle belirsiz süreli hale gelerek uzadığını, davalı ... tarafından gönderilen tahliye isteminin ise hukuka aykırı olduğunu belirterek kiracılık sıfatının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; taşınmazın ihale ile kiraya verildiğini ve süre sonunda davalının fuzuli şagil olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; ihale ile kiraya verilen dava konusu yerde 2886 sayılı yasa hükümlerinin uygulanması gerekeceğini belirterek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının hükmedilen harca ilişkin temyiz itirazlarına gelince; karar ve ilam harcı, maktu ve nispi olmak üzere iki çeşittir. (492 sayılı Kanun'un 15., 21. maddeleri). Bu anlamda davanın maktu veya nispi harca tabi olup olmaması, kural olarak dava konusunun para ile değerlendirilebilir olup olmamasına göre değişmektedir.
Nispi harç, konusu belli bir değerle (para veya para ile değerlendirilebilen bir şey) ilgili davalarda, hüküm altına alınan değer üzerinden tarifedeki belli nispete göre alınan harçtır (1 Sayılı Tarife, madde III/1-a). Maktu harç ise, konusu belli bir değerle tespit edilemeyen davalarda ve davanın reddine ilişkin kararlardan alınan harçtır (1 Sayılı Tarife, madde III/2-a).
Harçlar Kanunu'nun 16/1. maddesinde değer ölçüsüne göre harca tabi işlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin; tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değerinin esas alınacağı öngörülmüştür.
Dava niteliği itibariyle konusu para ile değerlendirilebilen davalardan ise de; Mahkemece davanın reddine hükmedildiğinden maktu harcın tahsiline karar verilmesi gerekirken, "Alınması gerekli 1.731,66 TL harçtan peşin alınan 432,92 TL harcın mahsubu ile eksik 1.298,74 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına" denilerek fazla harca hükmedilmesi doğru değildir. Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/ 7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/7814, K. 2019/4946, 23 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama