KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/7845 E., 2019/4365 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2019
Karar Metni
675 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar.
11/06/2009 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalı şirkete kiralanan büroların kira süresi dolmadan Mart 2012 sonunda tahliye edildiğini, diğer davalının sözleşmede kefil olarak imzası bulunduğunu, mecurun halen kiraya verilemeyip boş kaldığını, bu sebeple 5 aylık süreye ait 31.282,00 TL kira parasının davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, dava konusu yerin, koruma altına alınan kültür varlığı olduğunu, davalı şirketin zemin karolarına ciddi hasar verdiğini, bu hasarların giderilmesi için davalı şirketin 3.000,00 TL ödeme yaptığını, bu bedelle hasarların giderilmesinin mümkün olmadığını,
hasara ilişkin olarak İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...
D.İş. dosyasında tespit yaptırıldığını, verilen hasarın 7.900,00 TL olduğunun belirlendiğini, 9.000,00 TL depozitonun ve ödenen 3000 TL'nin mahsubu neticesi toplam 27.182,00 TL tazminat alacağının bu güne kadar ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 27.182,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar; kendi mülküne taşınması söz konusu olduğundan, davacı tarafın kira kaybı zararlarını önlemek için durumun üç ay önceden ihtarname ile davacılara bildirildiğini, erken tahliye nedeniyle 3.000,00 TL ödediklerini, yaptırılan tespitin tahliye tarihinden 7 ay sonra yokluklarında yapıldığını, kira sözleşmesine konu olan yerlerin eksiksiz ve tam olarak teslim edildiğini, herkesin kullanımındaki yerlerdeki hasarlardan sorumlu olamayacağını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacıların kira alacağı yönündeki davasının kısmen kabulüne, 6.125,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Ay-Tel Bilişim Telekomünikasyon İletişim Araçları Ltd.Şti'nden alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların hasar bedeli yönündeki davasını ispat edememesi
nedeniyle reddine, davacıların davalı ... aleyhine açmış olduğu davasının kefaletin TBK.nun 583. maddesindeki yasal koşulları taşımaması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı/karşı davalının tüm, davalı/karşı davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 24.04.1995 gün ve 21/9 sayılı kararında ve 6100 sayılı HMK 326.maddesi uyarınca "Yargılama giderleri, kural olarak davada haksız çıkan ve aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir."
Davada haksız çıkan tarafa yükletilecek olan yargılama harç ve giderleri hem davayı kazanan tarafın daha önce peşin ödediği, hem de (karar ve ilam harcı ve Devlet Hazinesi tarafından peşin olarak ödenen giderleri gibi) devlete ödenmesi gereken harçlar ve giderlerdir. Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekalet ücretine de mahkum edilir. (HMK 323/1-ğ)
Buna göre, mahkemece; alacak talebi yönünden dava kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen, 6100 sayılı HMK'nun 326/2 ve devamı maddeleri uyarınca, kabul-red oranına göre tarafların yargılama giderlerine mahkum edilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/7845, K. 2019/4365, 9 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama