KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/7984 E., 2019/4251 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2019
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ( asıl davada ) itirazın iptali - kiralananın tahliyesi, ( birleşen) tevdii mahalli tayini davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, itirazın iptali talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, kiralananın tahliyesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; birleşen davaya ilişkin karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalılar ile aralarında 01.01.2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, davalıların kira bedellerini zamanında ödememesi nedeniyle kira bedellerinin tahsiline yönelik başlatılan takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptali ile icra takibinin devamını ve davalıların kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, itirazın iptali talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, kiralananın tahliyesi talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına; birleşen dava yönünden anahtar teslimi yapıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, özellikle delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davalıların, vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
HMK'nun 331/1. maddesi gereğince; Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderleri hakkında bir karar vermesi gerekir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi hükmü "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz" şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda. Davanın 09.07.2014 tarihinde açıldığı, Mahkemece 26.05.2015 tarihinde ön inceleme tutanağı imzalanmış olup kiralananın anahtarlarının teslimine ilişkin ise 20.05.2015 tarihinde tevdi mahalli tayini talep edildiği anlaşılmaktadır.
Harca tabi dava değerinin son dönemde ödenen bir yıllık kira bedeli ve alacağın toplamı olduğu halde davacı tarafça sadece 86.40TL peşin harç ödendiği, alacak davası ve tahliye davası üzerinden ayrı ayrı harç ödenmediği, mahkemece de eksik harcın ikmali için mehil verilmediği anlaşılmaktadır.
Taşınmazın tahliyesinin Ön İnceleme Tutanağının imzalanmasından önce gerçekleşmiş olduğunun kabulüne göre ve Mahkemece yıllık kira bedeli üzerinden eksik harcın tamamlattırılmadığının anlaşılmasına göre davacı vekili yararına maktu vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde fazla miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/7984, K. 2019/4251, 8 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama