KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/8008 E., 2018/1847 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2018
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalının... plakalı ... ... marka aracını 06.06.2014 tarihinde on günlüğüne kiraladığını, davalının kiralamış olduğu araç ile ... ili ... ilçesi ... köyünde kaza yaptığını, kaza tespit tutanağına göre davalının kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle maddi hasardan dolayı şimdilik 8.000 TL maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, araç kira bedeli olarak şimdilik 2.000 TL'nın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; araçta meydana gelen hasarı kabul ettiğini ancak aracın haricen 10 gün içerisinde bir başkasına satıldığını öğrendiğini, davacının aracı satmak suretiyle kendisinden kaçırdığını, davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- ) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ... icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Somut olayda, uyuşmazlık araç kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Dava, 18.09.2015 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- ) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/8008, K. 2018/1847, 28 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama