KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/8047 E., 2017/18389 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2017
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı kiracının ihtara rağmen kira bedellerini ödemediğini, temerrüde düştüğünü ileri sürerek, davalının kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalı, taşınmazı dava tarihinden sonra tahliye ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne yönelik verilen karar Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 13.04.2015 tarih ve 2015/3149 E. 2015/3632 K. Sayılı ilamı ile; " Kiralanan taşınmazın yargılama aşamasında tahliye edildiği tarafların kabulünde olup dava konusuz kalmıştır.
Bu nedenle mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken gerekçe ile de çelişkili olacak şekilde davanın kabulü ile davalının davaya konu mecurdan temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verilmesi doğru değildir.Öte yandan 6100 Sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.Mahkeme nitelemesine ve davacı vekilinin kabulüne göre dava temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanununun 315.maddesi hükmü uyarınca gönderilen ihtarname ile verilen süre içerisinde kira parasının ödenmesi halinde temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilemez.
Yukarıda izah edildiği üzere ihtarnameye konu kira paraları verilen süre içerisinde kiracı tarafından ödenmiş olup davacının temerrüt nedeniyle tahliye davası açmakta haklı olduğunun kabulü mümkün değildir.Bu nedenle davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği düşünülerek vekalet ücreti ve yargılama giderlerine mahkum edilmesine de karar verilmesi doğru değildir. " gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece; bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının, davanın konusuz kaldığına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde davanın konusuz kaldığına yönelik karar verilmesi gerekirken, davanın reddine şeklinde karar verilmesi doğru değildir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün, HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/8047, K. 2017/18389, 28 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama