KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/8326 E., 2019/4797 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2019
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklı alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile kök mirasbırakandan kalan arsalar ve bu arsalar üzerinde bulunan fabrikanın davalının da ortak olduğu dava dışı şirkete kiralandığını, sözleşme uyarınca fabrikanın, fabrika içerisinde yer alan malzeme, alet ve edevatın bakım ve sorumluluğu ile vergi ve cezaların ödenmesi yükümlülüğünün davalıya bırakıldığını, ancak davalının bu sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek alet ve edevatların eskimesine, vergi borçlarının birikmesine neden olduğunu belirterek, davalının sebep olduğu zarar ile biriken vergi cezaları da dahil 66.414,67 TLnin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir.
Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir. Dava, kira sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır.
Davacıların kira ilişkisinden kaynaklanan talebinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi görevi 6100 Sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında Sulh Hukuk Mahkemesi’ne aittir. Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esasının incelenmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/8326, K. 2019/4797, 22 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama