İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/8390 K.2019/4510

Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin…

Esas2017/8390Karar2019/4510Tarih15 Mayıs 2019Okuma5 dk · 994 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2017/8390 E., 2019/4510 K.·Mahkemesi : Sulh Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mayıs 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

994 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalı ile arasında 01/03/2009 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığını, davalının söz konusu mecurda kiracı sıfatıyla bulunduğunu, kira sözleşmesinde mecurun otobüs yazıhanesi ve terminali, kafeterya ve büfe olarak kullanılmasının kararlaştırıldığını, binanın kira sözleşmesinin akdinden önce mesken olarak kullanıldığını ve iki eve ait ev eşyalarının (kişisel eşyalar da dahil) kira sözleşmesinden sonra mecurun çatı katında depolandığını ve mecurun davalıya teslim edildiğini, kira sözleşmesine konu taşınmaz 12/12/2010 tarihinde davalı kullanımında iken taşınmazda yangın çıktığını,

binanın çatı katı ve burada bulanan eşyaların tamamen yandığını, yangın nedeni ile maddi ve manevi değeri olan eşyaların tamamen yandığını, bunun yanında söndürme nedeni ile çatı katı dışındaki dairelerin de zarar gördüğünü, yangının sigara izmaritinden çıktığının tahmin edildiğini,davalının dikkatsizliğinin ortaya konduğunu, tüm denetimin davalıda olduğunu, yangın sonucu maddi ve manevi zararların giderimi için davalı şirkete gönderilen 12/10/2011 tarihli ihtara, yangın çıkan alanın davalı şirket tasarrufu altında bulunmadığı şeklinde cevap verildiğini belirterek,

105.000,00 maddi ve 20.000,00TL manevi tazminatın 12/12/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiz oranına göre hesaplanacak olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı; yangında kusurunun bulunmadığını, yangının meydana geldiği katın tasarrufu altında olmadığını, teras katının davacı yanın kullanımında olduğunu, yangının bu katta meydana geldiğini, yangın sebebinin yanan sigara izmariti ateşinin tutuşması ile başladığının tahmin edilmekle yangının sebebininde net şekilde belirlenemediğini, davacının terasa fiilen girip çıktığını, bu katın tüm tasarrufunun davacıda olduğunu, maddi tazminat kalemlerinin açıkça kalem kalem açıklanması gerektiğini, yine manevi tazminatın ve faizin fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14/11/2013 tarihli kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2014/4640 Esas sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak görevsizlik kararı verildiği, yargılamaya görevli Sulh Hukuk Mahkemesince devam edilerek yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile, 56.000,00 TL hasar bedeli, takdiren 20.000,00 TL eşya bedeli ve yine takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın 12/12/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

Dava; eski hale getirme nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile iki tarafın beyanları uyarınca kiralananın anahtarının davalı kiracıda olduğunun anlaşılmasıyla delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacının tüm davalının aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-) Davalının eski hale getirme bedeline yönelik temyiz itirazlarına gelince;

6098 sayılı TBK 'nın 316/1. maddesi (BK.'nın 256.maddesi) hükmü uyarınca, kiracı, kiralananı özenle kullanmak ve aynı Kanunun 334. maddesi (BK.'nın 266.maddesi) gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğünün ihlali halinde kiraya veren, bu yüzden uğradığı zarar için giderim isteminde bulunabilir. Ancak kiracı, sözleşmeye uygun olağan kullanım dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp, münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasarlardan sorumludur. Davalının kiralananı kullandığı süre ve kullanma amacı gözetildiğinde olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranma ve eskimelerin olacağı kuşkusuzdur.

Somut olayda; taraflar arasında 01.03.2009 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı tartışmasızdır. Sözleşmesinin 12. maddesinde; kiracının mecuru gerekli özeni göstererek kullanmayı ve gerektiğinde küçük tamiratlar yapmayı kabul ve taahhüt ettiği kararlaştırılmıştır.

Davacı tarafından mecurda 12.12.2010 tarihinde yangın çıktığı, yangın söndürme nedeni ile çatı katı dışındaki dairelerin de zarar gördüğü belirtilerek eski hale getirme bedeli talep edilmiştir.

Mahkemece, davacının bu yöndeki talebi doğrultusunda mahallinde keşif icrası sonucunda alınan bilirkişi raporunda; yangın söndürme esnasında oluşan göllenme nedeni ile diğer dairelerin ahşap elemanlarının hasarlanmasına neden olduğu, tamiratla giderilemeyeceği, yenilenmesi gerektiği, çatı yapılması bedelinin 16.777,00 TL, diğer iki katta oluşan hasar bedelinin 26.630 TL, mutfak yenileme bedelinin 10.000,00 TL, yangın sonrası enkaz temizleme ve nakliye bedelinin ise 2.593,00 TL olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından ise, raporda meydana gelen hasarın kalem kalem belirtilmediği,

genel olarak hesaplama yapıldığı belirtilerek rapora itiraz edildiği, mahkemece itiraza uğrayan rapor esas alınarak hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Ne var ki, hükme esas alınan raporda yangın nedeni ile hasarlanan mecurdaki tadilatların kalem kalem açıklanmadığı, bu anlamda taraf ve Yargıtay denetimine açık olmadığı belirlenmiş olup, rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir.

Hal böyle olunca, mahkemece; davacı tarafından telep edilen eski hale getirme bedelinin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi için yeniden rapor alınarak, hor kullanım ve olağan kullanım nedeniyle hasar ayrımı yapılıp, kullanım süresi ile orantılı olarak yıpranma payı da hesaplanmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3-) Davalının manevi tazminat yönünden temyiz itirazlarına gelince;

Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmüne göre, manevi tazminata karar verilebilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 24. maddesi hükmünde genel olarak açıklanan kişilik haklarına bir saldırı bulunması, hukuka aykırı fiil sonucunda kişilik haklarının zarar görmüş olması zorunludur. Bahsedilen kişilik hakları, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir.

Malvarlığında bir zarar meydana gelmesi halinde de kişinin az veya çok üzüleceği ve manevi olarak acı çekeceği kuşkusuzdur. Ne var ki, malvarlığı zararlarının bu kapsamda değerlendirilebilmesi için davacı tarafından malvarlığında meydana gelen zarar ile kişinin kişilik haklarının zarara uğradığı ispat edilmelidir. Somut olayda davacı, eşyalar yönünden manevi zararın koşullarının oluştuğunu ispat edememiştir. Bu bakımından davaya konu olay bu madde kapsamına girmemektedir.

O halde; mahkemece; yukarıda ifade edilen madde metni incelendiğinde de görüleceği üzere; davacı yönünden manevi tazminat istem koşullarının eldeki dava bakımından oluşmadığı nazara alınarak, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hüküm bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK' un 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’ un 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/8390, K. 2019/4510, 15 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/8390
Karar No
2019/4510
Tarih
15 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/8391 K.2019/4511
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/8392 K.2019/4512
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/8394 K.2019/4513
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/8395 K.2019/4980
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/8396 K.2019/4972
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/8397 K.2019/4633

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.