KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/8633 E., 2018/9209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2018
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
...... Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; mülkiyeti belediyeye ait Belediye İşhanının 5. Katında bulunan 242-243-244-245-258 nolu bölümlerde davalı derneğin 22/02/2000 ile 30/12/2003 tarihleri arasında kiracı olarak bulunduğunu, davalı derneğin belirtilen kiracılık süresi içerisinde hiç yakıt ve aidat gideri ödemediğini bu nedenle iş hanı yöneticiliğinin kat maliki olan davacı idare aleyhine yakıt ve aidat alacaklarının tahsili için icra takibi başlattığını, davacıdan bu alacağın cebren tahsil edildini,
bunun üzerine ödenen yakıt ve aidat giderlerinin rücuen tahsili için belirtilen dönemlerde söz konusu taşınmazlarda kiracı olarak bulunan davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, borçlu derneğin takibe itiraz ettiğini, borçlunun itirazında haksız olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı; dava konusu adiattan sorumlu olmadıklarını, davacının faiz talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, takibin devamına ve asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalının faize yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Davacının rücu konusu yaptığı........ Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinden; dava dışı işhanının davacı ... hakkında 1998 ile 2004 yılları arası yakıt ve genel gider borcu olarak 25.003,00 TL nin tahsili için icra takibi başlattığı, icra takibinde KMK' na göre aylık %10 faiz talep edildiği, davacı/borçlunun itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında davacı ... yönünden takibin 9.258 TL olarak devamına, takipten sonra aylık %10 faiz, 28 11 2007 tarihinden itibaren aylık % 5 faiz işletilmesine karar verilmiş, bu dava davalı derneğe ihbar edilmiş ve karar temyiz incelemesinden geçerek 19.01.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı belediyenin 29.07.2011 tarihinde dosya borcunu ödediği anlaşılmıştır.
.....
Davacı ..., davalı hakkında başlattığı 28.12.2012 tarihli icra takibi ile 6.816 TL asıl alacak ve 21.787 TL gecikme zammı istemiş, takip tarihinden itibaren asıl alacağa aylık %10 ve %5 arası değişen faiz işletilmesini talep etmiştir.
Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda, kesinleşen mahkeme ilamı dikkate alınarak davalı kiracının sorumlu olduğu asıl alacağın 6.816 TL, gecikme zammının 27.695 TL olduğu belirtilmiş, Mahkemece rapor doğrultusunda takibin devamına karar verilmiştir. Davacı icra takibinde, takip tarhinden itibaren asıl alacağa KMK'na göre aylık %10-%5 faiz istemiş ve mahkemece takibin devamına karar verilerek bu oranlar kabul edilmiş ise de; davacının bu dosyadaki alacağı KMK' na dayalı olmayıp, KMK' na göre verilen mahkeme kararı uyarınca bir rücu alacağıdır. Bu nedenle davalı hakkında takip tarihinden itibaren KMK' na göre faiz işletilmesi doğru değildir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün, HUMK 438/7, C2 hükmü ve 6100 sayılı HMK 370/2 ek 3/1 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
.....
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/8633, K. 2018/9209, 27 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama