KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/8653 E., 2019/4306 K.·Mahkemesi : Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2019
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklı alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı kiraya verenin kızına ait binanın ... 'ne bakan dış cephesine reklam asılması hususunda davalı ile anlaştıklarını, sözleşme gereğince 30.000 TL kira bedelinin davalıya peşin ödendiğini, ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kentsel Tasarım Müdürlüğüne ruhsat için yapılan başvuru neticesinde bu alana ruhsat verilemeyeceğinin öğrenildiğini, bu nedenle peşin ödenen kira bedelinin iadesinin gerektiğini belirterek 30.000 TL nin 26/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı kiracının binanın her iki cephesine demir konstrüksiyon yaptırarak reklamı astığını, ancak rüzgarın etkisiyle reklam panosunun söküldüğünü, bunun üzerine güvenli olmadığı gerekçesiyle reklamın İstanbul İtfaiye Müdürlüğü ekiplerince indirildiğini, davacının demir konstrüksiyonu daha sağlam hale getirdikten sonra reklamı tekrar astığını, bu defa 23/10/2011 tarihinde Belediye görevlilerince reklamın fotoğraflandıktan sonra indirildiğini, reklamın kiralananda uzun bir süre asılı kaldığını belirtmiş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kira bedeli peşin ödenmiş olmasına rağmen, sözleşmenin kuruluş aşamasında dahi mevcut olan hukuki imkansızlık nedeniyle kiralananın sözleşmeye uygun şekilde kullanılamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Geçerli olan bir kira sözleşmesi ya tarafların birbirine uygun fesih bildirimi ile ya mahkeme kararı ile ya da kiralananın yok olması ile sona erer. Kiracı, kiralananı kullanımında bulundurduğu sürece kira bedeli ödemek ile yükümlüdür. Bununla birlikte kira bedelinin ödendiğini ve taşınmazın tahliye edildiğini ispat yükü kiracıya aittir.
Taraflar arasında 01/07/2011 başlangıç tarihli 1 yıl süreli ve yıllık 30.000 TL bedelli kira sözleşmesinin varlığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin kurulmasıyla birlikte kiralanan bina cephesine davacı kiracı tarafından reklamın asılmış olduğu tarafların kabulündedir.
Bununla birlikte davacı kiracı tarafından asılan reklamın kiralanan bina cephesinde bir süre asılı kaldığı ve 23/10/2011 tarihinde Belediye görevlilerince indirildiği, ancak reklam asmaya yarayan ve bina duvarına monte edilen demir konstrüksiyonların hala monte edilmiş bir şekilde kiralanan binanın duvarında bulunduğu davalı kiraya veren tarafından iddia edilmiştir.
Buna göre, Mahkemece, gerekirse yerinde inceleme yapılarak, henüz sökülmemiş olan demir konstrüksiyonların kiralananın kullanımına engel teşkil edip etmediği hususunun tespiti ile kullanıma engel teşkil etmiyor ise davalı kiraya veren tarafından reklamın indirilme tarihi olarak belirtilen 23/10/2011 tarihinin tahliye tarihi kabul edilip bu tarihe kadar ödenmesi gereken kira bedelinin toplam talep edilen bedelden düşülmesi suretiyle alacağın belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/8653, K. 2019/4306, 8 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama