KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/8780 E., 2018/1853 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2018
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalının 01.12.2014 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracısı olduğunu, süresinde keşide edilen ihtarname ile ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliye edilmesini davalıya bildirmiş olmasına rağmen tahliyenin gerçekleşmediğini, emekli olduğunu ve artık çalışmadığını bu nedenle de ...’a yerleşmek istediğini, ayrıca eşinin hasta olduğunu, göğüs kanseri nedeni ile tedavi gördüğünü, aynı sitede oturan oğluna yakın oturmak ve oğlunun maddi ve manevi desteğinden faydalanmak istediğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davacının kötüniyetli olduğunu, ihtiyacın ise gerçek ve samimi olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir
Olayımıza gelince; taraflar arasında imzalanan 01.12.2014 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalının 2011 yılından beri dava konusu yeri kullanmakta olduğu da tarafların kabulündedir. Davacı 04.12.2015 tarihinde açmış olduğu dava ile; emekli olduğunu, eşinin sağlık sorunları nedeniyle ...’da tedavi görmek istediklerini ayrıca ...’da dava konusu yer ile aynı sitede oturan oğluna yakın olmak istediğini belirtmiş, davacı tanıkları da davacının konut
ihtiyacını doğrulamıştır.
Her ne kadar Mahkemece davacının halen oturduğu yerin ...’da olduğu, ihtiyacın henüz doğmamış olduğu ayrıca davalının eski kiracı olup taşınmazın iki yıl kadar önce davacı tarafından satın alındığı, daha sonra tarafların bir araya gelerek 01.12.2014 tarihinde kira sözleşmesi düzenledikleri, bu sözleşme düzenlendikten 10 ay sonra ihtiyaç nedenini belirtmeden ihtarname çektikleri, dava aşamasında da eşinin daha önceden konmuş sağlık problemini ihtiyaç olarak ileri sürdüklerinden ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiş ise de;
davalının uzun zamandır kiracı olarak kullanmakta olduğu taşınmaz için, yeni malik tarafından kiraya veren sıfatının belirlenmesi veya kira bedelinin güncellenmesi için yeni kira sözleşmesinin imzalanmış olması ihtiyacın samimi olmadığını göstermez.
Ayrıca davacının eşinin sağlık problemleri olduğu ve kanser teşhisi ile ...’da ameliyat olduğu dosya içerisindeki belgelerden anlaşılmakta olup, davacının maddi ve manevi desteğinden faydalanmak istediği oğluna yakın oturmak istemesi de ihtiyacın varlığına karine teşkil etmektedir.
Bu durumda dosya kapsamındaki tüm delillerden ihtiyacın samimi olduğu anlaşılmakta olup, davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/8780, K. 2018/1853, 28 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama