KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/8898 E., 2019/5451 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2019
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, yaşam merkezinin protokol gereğince 08/01/2017 tarihine kadar kooperatif tarafından işletileceğini, tesisin Rektörlüğün talimatı ile üniversite ve vakıf elemanları tarafından haksız olarak boşaltıldığını, yazar kasaların gasp edildiğini, tesise el konulduğunu, protokolün feshedildiğini ileri sürerek mahrum kalınan kar, kasa mevcudu ve gasp edilen malların değerinin belirlenerek tazminine karar verilmesini talep etmiştir .
Davalılar, davanın reddini istemiştir .
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
1-)Davaya konu taşınmaza ilişkin, kiraya veren Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı ve kiracı davacı kooperatif arasında 08/03/2010 tarihinde başlayıp 07/03/2013 tarihinde bitecek şekilde düzenlenen kira sözleşmesi yapılmıştır . Dava konusu taşınmaz , 14/01/2013 tarihli protokol ile davalılardan ... Üniversitesi Rektörlüğüne tahsis edilmiş , davalı üniversite anılan protokol nedeni ile 08/03/2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin tarafı haline gelmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayımızda; kira sözleşmesinden kaynaklanan dava 20/06/2014 tarihinde açılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte olan HMK. 4/1-a maddesi gereğince dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesine aittir. Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/8898, K. 2019/5451, 17 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama