KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/8931 E., 2019/5335 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2019
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacılar. Silifke İlçesi, ... Köyü ...
Mevkiinde 453 parselde 33.000,00 metrekare arazinin 1/2 hissesinin murisleri ...' a ait olduğunu, diğer 1/2 hissenin davalı ve murisine ait olduğunu, her birinin kullandığı alanın belli olduğunu, kendilerine ait olan ve hissedarların rızası ile taksim edilen araziyi davalının isteği üzerine davalıya kiraya verdiklerini, aralarında 01/06/2006 tarihinde bir yıl için kira sözleşmesi yapılmış olup her yıl kiranın uzatıldığını, kira müddetinin uzatıldığı 01/06/2007 tarihinden sonra davalının kiraladığı araziye nar bitkisi, arazinin kenarlarına zeytin ağacı diktiğini, davalının ağaç diktiğini 2008 yılında öğrendiklerini,
davalının sökeceğini ve kendi arazisine dikeceğini belirttiğini, ancak bugüne kadar ağaçları sökmediğini, araziye ağaç dikmek suretiyle tecavüz ettiğini beyan ederek Silifke İlçesi, ... Köyü ... Mevkiinde kain 453 parsel hissedarlar arasında rıza ile taksim edilen 40 yıldan bu yana kullanılan 1/2 hissesi 16.500 m2 kısmına davalının nar ve zeytin fidanları dikmek suretiyle yapmış olduğu tecavüzün önlenmesine ve ağaçların kal'ine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı; dava konusu taşınmazın iddia edildiği gibi kullanım konusunda taksim edilmediğini, taraflar arasında yapılan resmi bir taksime dayanan bölüşme olmadığını, zira taşınmazın 5-6 dönümlük kısmı eski ırmak yatağı olduğu için ziraat yapılmasının mümkün olmadığını, taşınmazın 1/2 hissesinin babası ...'a ait olduğunu, diğer 1/2 hissesinin de 2006-2008 yılları öncesi ve sonrasında babası tarafından kiracı olarak kullanıldığını, yapılan bir taksim olmadığı için de davacıların iddiasının aksine 2008 yılında değil 2005 yılında nar ve zeytin ekildiğini, davanın muhatabının kendisi olmadığını, babası ... olduğunu, onun da vefat ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; dava el atmanın önlenmesi ve kal davası olarak nitelendirilerek taraflar arasında tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının yapıldığı ve bu plana göre taraflar arasında taşınmazın fiili taksimin yapıldığı ve bu fiili taksime göre taşınmazın A harfi belirtilen nar ekili kısmının davacılara ait olduğu ve davalıya kiraya verildiği, taraflar arsında yapılan kira sözleşmesi henüz taraflarca feshedilemediğinden TBK madde 327/2’ye göre belirsiz süreli sözleşmeye dönüştüğü, dolayısı ile davalının kira sözleşmesine dayalı üstün hakkı olduğu ve davacıların meni müdahale davası açma hakkı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı vekilinin davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasındaki hukuki ihtilafın niteliğine göre mahkemece, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına 1 yıllık kira bedeli üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/8931, K. 2019/5335, 12 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama