KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/954 E., 2018/10799 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2018
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı ile arasında ifa edilmeyen şifahi sözleşme ilişkisi olup, borçlunun bu şifahi anlaşma ile kendisine bir yer satışı yapmak üzere önden ödeme yapılmasını ve borç adı altında para istediğini, kendisinin de buna istinaden 54.860,00 TL para yolladığını ancak davalının sözleşmeye uymayarak yerin satışı için almış olduğu parayı iade etmediğini ve yerin satışını yapmadığını, bu nedenle davalı borçluya karşı ...
12. İcra Müdürlüğü'nün 2014/15859 esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, borçlunun borca itiraz ettiğini ileri sürerek davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve % 20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.Davalı;
davacının karz hukuki ilişkisine dayandığını, ancak bu ilişkiyi yazılı delille kanıtlayamadığını, davacı tarafın iddiasının temelini banka dekontlarına dayandırdığını, ancak havalenin bir ödeme aracı olup paranın borç para olarak gönderildiğinin belirtilmesi gerektiğini, bu belirtme yapılmamış ise havale belgesinin ödünç ilişkisinin kanıtı olamayacağını savunarak davanın reddine ve % 20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.Mahkemece;
kanıtlanamayan davanın reddine, davacı alacaklının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu ve alacağın likit olduğu gerekçesi ile takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İİK’nun 67. maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacı/alacaklının kötü niyet tazminatına mahkum edilebilmesi için, icra takibinde haksız olmasının yanında kötüniyetli olması da gereklidir. Somut olayda davacının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek davacı aleyhine yazılı şekilde tazminata hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/954, K. 2018/10799, 31 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama