KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/9679 E., 2017/2415 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2017
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; müvekkili ile davalının boşandıklarını ve müşterek çocukları Pınar'ın velayetinin davacı anneye verildiğini, boşanma sırasında davalı kusurlu bulunduğundan davacıya, 20/03/2009 tarihinde 400,00 TL, küçük Pınar'a da 250,00 TL nafaka bağlandığını, o tarihten bu yana uzunca bir zaman geçtiğini, ekonomik şartların değiştiğini belirterek davacının nafakasının 700 TL'ye, müşterek çocuğun nafakasının ise 600 TL'ye çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davacı kadın için 400,00 TL olan yoksulluk nafakasının 500,00 TL'ye çıkartılmasına, müşterek çocuk için 250,00 TL olarak takdir edilen nafakanın 350,00 TL olarak artırılmasına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, iştirak ve yoksulluk nafakalarının artırılmasına ilişkindir.
28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, nafakanın artırılması, kaldırılması veya nafakaya hükmedilmesine dair istemlerin kabulünde, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere karar verilmesi gerekir. Buna göre, mahkemece dava konusu talebin kısmen kabulüne karar verilirken, nafakanın artırılmasına dava tarihten itibaren hükmetmek gerekirken; nafakanın hangi tarihten itibaren artırıldığının hükümde gösterilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/9679, K. 2017/2415, 2 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama