İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/985 K.2018/11060

Taraflar arasındaki tapu iptali ile tescil, vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm, davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; duruşma günü…

Esas2017/985Karar2018/11060Tarih6 Kasım 2018Okuma6 dk · 1.296 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2017/985 E., 2018/11060 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Kasım 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.296 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ile tescil, vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm, davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 06/11/2018 tarihinde davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; mirasbırakan ...'ın maliki bulunduğu... ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 12 nolu bağımsız bölümü 20/01/2009 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiğini, mirasbırakanın ayrıca 09/06/2009 tarihli vasiyetnamesi ile satışa konu bağımsız bölümü ve malvarlığının geriye kalan kısmını oluşturan 3 adet bağımsız bölümü davalılara bıraktığını, 2009 yılında 79 yaşında olan mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca diğer fiziksel rahatsızlıkları nedeniyle tedavi gören mirasbırakanın zafiyet içerisinde olduğunu, her iki tasarrufunda yanılma, aldatma ve korkutma sonucu yapıldığını,

mirasbırakanın aldığı emekli maaşları ve taşınmazlarından elde ettiği kira geliri ile davalının bir işi ve geliri bulunmadığı gözetildiğinde satış işleminin muvazaalı olduğunu ileri sürerek; muris muvazaası nedeniyle 12 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile miras hissesi oranında adına tescilini, olmadığı takdirde tenkisini, ayrıca 09/06/2009 tarihli vasiyetnamenin ehliyetsizlik ve irade sakatlığı nedenleriyle iptalini, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...; davacının babası ...'ın mirası hakkında 17/11/2008 tarihinde miras taksim sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme ile davacıya 44.000 TL nakit meblağ ödendiğini, mirasbırakanın davacıyı mirasından ıskat ettiğini, 12 nolu bağımsız bölümü bedel karşılığı satın aldığını, uzun süredir birlikte yaşadığı mirasbırakanın taşınmazı emsallerine göre daha az bir bedelle satmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, davacının miras hissesi uyarınca tescil talebinin kabul edilmesi durumunda satış tarihi itibariyle taşınmazın mirasbırakana döneceğini, daha sonraki tarihli vasiyetname ile 12 nolu bağımsız bölüm kendisine bırakıldığı için davacının miras hissesi uyarınca tescilinin mümkün olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ...; mirasbırakanın vasiyetnamenin tanzim edildiği tarihte 79 yaşında bulunduğunu, romatizma, tansiyon, kalp rahatsızlığı hastalıkları nedeniyle hastanede tedavi gördüğünü, hem yaşı hemde rahatsızlıkları nedeniyle fiziksel olarak aciz durumda olduğunu, aklının sık sık gelip gittiğini, unutkanlık ve dalgınlıklarının olduğunu, mirasbırakan ile aynı apartmanda yaşayan diğer davalıların zor ve baskı kullanarak gelirlerine el koyduklarını, dava dilekçesinde belirtilen olayların doğru olduğunu, davacının iş bu davayı açmakta haklı olduğunu, davacının açmış olduğu davaya itirazının bulunmadığını, hak ve adaletin yerini bulmasını,

davacıya karşı yapılan haksızlığın giderilmesi gerektiğini belirtmiş, 18/03/2013 tarihli duruşmada ise; bu dilekçenin içeriğinin doğru olmadığını, okumadan ve içeriğini bilmeden imzaladığını bildirmiştir.

Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece; ... Kurumu Başkanlığınndan alınan rapor ile tasarruf tarihlerinde mirasbırakanın fiil ehliyetine haiz olduğunun belirlendiği, satışa ilişkin muvazaa iddiasının ispat edilemediği, satışın iptali gerekçelerinin doğması halinde bile bu işlemden 5 ay sonra yapılan vasiyetnamenin geçerli olduğu, TMK'nun 506. ve devamı maddelerinde mirasbırakanın hangi sağlar arası tasarrufları hakkında tenkis istenebileceği açıklandığı, bu koşullar kesin bir biçimde ispatlanmadıkça mirasbırakanın yaptığı geçerli vasiyetnamenin tenkisinin istenemeyeceği, ayrıca yapılan araştırma sonucunda mirasbırakanın başkaca taşınmazının olmadığının belirlendiği gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyizin kapsamına göre, davacı tarafın vasiyetnamenin iptaline yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2) Davacı tarafın tapu iptali ve tescil istemine yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan Şükrüye'nin maliki olduğu 5754 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 12 nolu bağımsız bölümü 20/01/2009 tarihinde satış suretiyle torunu olan davalı ...'a temlik ettiği anlaşılmaktadır.

Davacı, mirasbırakanın davalıya yapmış olduğu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada, mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 0l.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de TMK'nun 706, BK'nun 213 (TBK'nun 237) ve Tapu Kanunun 26 ıncı maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olaya gelince; kendi evinde oturan ve almakta olduğu emekli maaşı yanında iki taşınmazından da kira geliri elde eden mirasbırakanın ekonomik durumunun iyi olduğu, paraya ve mal satmaya ihtiyacının bulunmadığı, davacı ile mirasbırakanın sık sık tartıştığı, davalının ise mirasbırakanla aynı binada oturduğu toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

Bu olgular, yukarıdaki ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde, mirasbırakanın davalıya yapmış olduğu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu sonucuna varılmaktadır. Akitte gösterilen bedel olan 18.000 TL ile o tarih itibariyle saptanan gerçek bedel olan 85.000 TL arasındaki aşırı oransızlık da muvazaayı kanıtlayan diğer bir olgudur.

Hal böyle olunca, mahkemece; muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının kabulüyle davacının miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, delillerin taktirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

3)Davacı tarafın vasiyetnamenin iptali istemine yönelik diğer temyiz itirazının incelenmesinde;

Davalılardan ... mahkemeye sunmuş olduğu 12/06/2012 tarihli dilekçede; davacı tarafından dava dilekçesinde bildirilen vakıaların doğru olduğunu bildirmiş, ayrıca dava dilekçesindeki talep sonucuna, yani davacının ileri sürdüğü vakıalardan çıkarmış olduğu sonuca rıza göstermek suretiyle davayı kabul etmiştir. Her ne kadar, davalı daha sonradan dilekçeyi okumadan imzaladığını ileri sürmüş ise de, davayı kabul beyanından sonra yapılan bu savunma mahkemece nazara alınamaz.

Bu durumda, mahkemece; davalı ...'ün davayı kabul etmesi nedeniyle, vasiyetnamenin bu davalı yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.

4) Davacı tarafın tenkis istemine yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;

..., noterce tanzim edilen 09/06/2009 tarihli vasiyetnamesinde; 5754 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 11 nolu bağımsız bölüm ile 2557 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazı davalılara, 5754 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 12 nolu bağımsız bölümü davalı ...'a, 5754 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 15 nolu bağımsız bölümü ise davalılar ... ve oğlu ...'a vasiyet ettiğini bildirmiştir.

Dosya içerisinde bulunan tapu kayıtlarından; 5754 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 11 nolu bağımsız bölüm ile 5754 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 15 nolu bağımsız bölümün mirasbırakan adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, davacı tarafça, vasiyete konu edilen 2557 parsel sayılı taşınmazın gerçekte 2567 parsel sayılı taşınmaz olduğu ancak vasiyetnameye parsel numarasının yanlış yazıldığı ileri sürülmüştür.

Bu durumda, mahkemece; TMK'nun 519 uncu maddesi uyarınca, vasiyetnamelerin kayıtsız koşulsuz tenkise tabi olduğu gözetilerek, terditli olarak ileri sürülen tenkis isteminin usulünce incelenmesi ve ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir hüküm verilmesi gerekirken, davanın ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci, üçüncü ve dördüncü bentte açıklanan nedenle hükmün HUMK'nun 428 inci maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, 1.630 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440 ıncı maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/985, K. 2018/11060, 6 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/985
Karar No
2018/11060
Tarih
6 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/986 K.2018/11129
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/986 K.2018/11541
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/987 K.2018/11133
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/988 K.2018/11139
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/989 K.2018/11138
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/990 K.2018/11131

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.