KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/9918 E., 2017/6323 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2017
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar, davalıdan iki ayrı taşınmaz satın aldıklarını, 2001 yılında alınan arsa için belirlenen 150.000.000 TL satış bedeli 22 adet bono düzenlemek sureti ile yarı yarıya ödediklerini, diğer arsa için belirlenen 3.000.000.000 TL satış bedelinin ise 150.000.000 TL'sini kaparo olarak verip kalan kısmı için de 40 adet senet düzenlediklerini, ancak davalının bu taşınmazların tapusunun devrini gerçekleştirmediğini belirterek, ödedikleri satış bedelinir ve henüz ödenmemiş olan senetlerin davalıdan alınarak kendilerine iadesine karar verilmesini istemiştir.
Dahili davalılar (davalı .....mirasçıları), davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, davacıların dava dilekçesinde belirttikleri taşınmaz satışı yönündeki iddialarını yazılı sözleşme ile ispatlayamadıkları, iptali istenen dava konusu senetlerin vade tarihlerinin 2000-2001-2002 ve 1999 tarihli olduğu ve senetlerin zaman aşımına uğradığı, bu nedenle bu senetlerin iptalinin ve menfi tespitinin karara bağlanmasının hukuki bir yarar doğurmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, somut olayda her ne kadar davanın reddine karar verilmiş ise de, davada kendisini vekille temsil ettirmeyen davalılar yararına vekâlet ücretine hükmolunması, usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK .436/2 maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/9918, K. 2017/6323, 2 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama