KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/1311 E., 2018/2213 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2018
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, tarafına ait dükkan niteliğindeki taşınmazın,işyeri olarak kullanılmak amacıyla, 01.07.2004 tarihinde davalıya sözlü olarak kiralandığını ve 11 yıldır davalı tarafından kullanıldığını belirterek TBK'nun 347. maddesi gereğince kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacıya ait dükkanın tarafınca 01.07.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiralandığını ve o tarihten itibaren de taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu ,TBK'nun 347. maddesi hükmü gereğince tahliye davası açılmış ise de dava şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davalının ... ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 15. Nolu sokak. No :16 adresinde bulunan taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle taraflar arasındaki 01.04.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin belirsiz süreli olduğu, bu itibarla dosya kapsamında bulunan ... 1. Noterliği'nin 16.03.2015 tarihli 2570 yevmiye numaralı ihtarnamenin davalıya 19.03.2015 tarihinde tebliğ edildiği nazara alındığında, 22.07.2015 tarihinde açılan davada TBK'nun 347/2 maddesinde yer alan şartların sağlandığının anlaşılmasına göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 9. maddesi, "Tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının
veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, avukatlık ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz." şeklinde düzenlenmiştir.
31.12.2014 tarihli 29222 sayılı resmi gazetede yayımlanan Avukatlı Asgari Ücret Tarifesinin ekinde yer alan Avukatlık Ücret Tarifesinin ikinci kısmının ikinci bölümünün 6. satırı 09.11.2015 tarihli 23527 sayılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tarife ile '' Sulh Hukuk Mahkemeleri,Sulh Ceza Mahkemeleri ve İnfaz Hakimliklerinde takip edilen davalar için 600,00 TL'' şeklinde değiştirilmiş ve tarifenin yayımlandığı gün yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Bu itibarla; Mahkemece 18.11.2015 tarihinde verilen kararda davacı lehine 600,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 750,00 TL vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün, HUMK 438/7, C2 hükmü ve 6100 sayılı HMK 370/2 ek 3/1 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/1311, K. 2018/2213, 8 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama