KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/1360 E., 2019/7397 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2019
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar; Sakarya 5. İcra Müdürlüğünün 2013/5129 Esas dosyası ile davalılar tarafından aleyhlerine başlatılan icra takibi nedeniyle borçlarının bulunmadığını belirterek, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmektedirler.
Davalılar; davacılardan ... İletişim..LTD. ŞTİ'nin davada husumetinin bulunmadığını, davacı şirketin davaya konu edilen icra takibinde borçlu olarak yer almadığını, davacı ...'ın ise kendisine gönderilen ihtara rağmen kira bedellerini ödemediğini ileri sürerek haksız davanın reddi ile davacıların %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacı ... İletişim ve Telekominasyon ... Elektrik İnşaat ve Dış Ticaret Limited şirketi yönünden davanın kabulüne, davacı ... yönünden açılan davanın reddine, icra inkar tazminatı taleplerinin ise taraflar arasında yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla hukuki şartları oluşmadığından reddine, davalılar davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden ve davalılar aleyhine de bir karar verilmediğinden davacılar vekili bakımından avukatlık ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacıların aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Davacıların vekalet ücretine yönelik temyiz itirazı incelendiğinde; Dava, itirazın iptali davasına ilişkindir.
Karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.’nin 13. maddesinde "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, davacı ... İletişim ve Telekominasyon ... Elektrik İnşaat ve Dış Ticaret Limited şirketi yönünden davanının kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen, davada kendisini vekille temsil ettiren davacı şirket yararına 41.528,00 TL üzerinden vekalet ücreti takdiri gerekirken, davacılar vekili bakımından avukatlık ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/1360, K. 2019/7397, 2 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama