İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/1384 K.2018/2648

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten…

Esas2018/1384Karar2018/2648Tarih19 Mart 2018Okuma5 dk · 954 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2018/1384 E., 2018/2648 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Mart 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

954 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, davalı hakkında ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2003/1434 esas sayılı dosyası üzerinden elektrik borcuna dayalı olarak icra takibi yaptıklarını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu belirterek, icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davaya konu abonelik sözleşmesi ve fatura borçları ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davalı kurum ile böyle bir abonelik sözleşmesi imzalamadığını ileri sürerek, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 18.04.2005 tarih ve 2005/351 esas, 2005/6485 karar sayılı ilamı ile, abonelik tipinin ticarethane (pansiyon) olması nedeni ile davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesi'ne değil, Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, yukarıda anılan bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2003/1434 esas sayılı dosyasındaki takibe konu 791.250.000 TL asıl alacak, 118.499.551 TL KDV alacağı ve 501.103.021 TL işlemiş faiz alacakları ile ilgili davalının itirazının iptaline, kabul edilen kısım üzerinden takibin devamına, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.

Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura borcuna dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.

Burada öncelikle müddeabihin miktarı itibarıyla kararın temyizi kabil olup olmadığı konusu üzerinde durulması gerekmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 09.04.2008 tarih, 2008/15-312 esas, 2008/306 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, genel hükümlere göre açılmış alacak veya itirazın iptali davalarında verilen hükümlerin miktar yönünden temyizlerinin mümkün olup olmadığının belirlenmesinde, yalnız asıl alacak tutarı değil, onunla birlikte harcı ödenmek sureti ile müddeabihe dahil edilen işlemiş fazi miktarının da gözetilmesi ve her ikisinin toplamının esas alınması gerekecektir.

Somut olayda, davacı davalı hakkında 791.250.000 TL (791,25 YTL) asıl alacak, 658.330.839 TL (658,30 YTL) işlemiş faiz, 118.499.551 TL (118,50 YTL) KDV olmak üzere toplam 1.568.080.390 TL (1.568 YTL) üzerinden icra takibi başlatmış, davacı ise dava dilekçesinde dava değerini takipteki asıl alacak miktarı olan 791.250.000 TL (791,25 YTL) olarak göstermiş ve harcı da bu miktar üzerinden yatırmıştır.

Ancak dava dilekçesinde dava değeri 791.250.000 TL (791,25 YTL) olarak gösterilmiş olmakla birlikte mahkemece asıl alacak yanında takipte istenen işlemiş faiz ve kdv miktarı da dahil edilmek suretiyle, davalının itirazının toplam 1.410.853.000 TL (1.410 YTL) üzerinden iptaline karar verilmiş, diğer bir ifade hükümde davalının sorumlu olduğu miktar bu şekilde belirlenmiştir.

5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2006 tarihinden itibaren 1.090 TL'ye çıkartılmıştır.

Buna göre, temyiz isteminde bulunan davalı aleyhine kurulan hükmün, miktar olarak karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı üzerinde olduğu anlaşılmakla, esas kararın incelemesine geçilmiştir.

Eldeki davada davacı ... şirketi davalı ile imzalanan abonelik sözleşmesi gereği, kullanılan elektrik bedeline ilişkin olarak düzenlenen 2002/7. dönem faturasının ödenmediğini iddia etmekte, davalı taraf ise davacı ile abonelik sözleşmesi imzaladığını, böyle bir borcunun bulunmadığını belirtmektedir.

Mahkemece; incelenmek üzere abonelik sözleşmesinin örnekleri davacı kurumdan istenmiş, davacı kurum elektrik abonesine ait abonelik dosyasının arşivlerinde bulunamadığını bildirmiştir.

Medeni Kanunun 6. maddesine göre; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür” ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK md. 190)

Somut olayda; davacı taraf icra takibinde ve dava dilekçesinde davalı adına geçerli bir abonelik sözleşmesi olduğu varsayımına dayalı olarak belirttiği tüketim bedeli alacağını takip ve dava konusu yapmıştır. Resmi kayıtlarında ise abonelik sözleşmesinin bulunduğunu ispatlayamamıştır. Bu şekilde sözleşme ilişkisi yönünden ispat yükü davacıda olup, davalının abone olduğu kanıtlanmadan tahsile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Hal böyle olunca; davacı ... şirketinin abonelik ilişkisini ve buna dayalı fatura alacağını resmi belgeyle ispatlayamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Bunun yanında, kabule göre ise, HUMK.’nun 74. maddesi gereğince, hakim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlaya ya da başka bir şeye karar veremez. Yukarıda açıklandığı şekilde davacı dava dilekçesinde dava değerini 791.250.000 TL (791,25 YTL) olarak göstermiş ve harcı da bu miktar üzerinden yatırmış olmasına karşın, mahkemece davacının talebinin dışına çıkarak, davacının talebi olmayan faiz ve KDV alacağına ilişkin olarak da kabul kararı verilmesi de doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.03.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Hukuk Genel Kurulu'nun 09.04.2008 tarih, 2008/15-312 Esas, 2008/306 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; genel hükümlere göre açılmış alacak veya itirazın iptali davalarında verilen hükümlerin miktar yönünden temyizlerinin mümkün olup olmadığının belirlenmesinde; yalnız asıl alacak tutarı değil, onunla birlikte harcı ödenmek sureti ile müddeabihe dahil edilen işlemiş faiz miktarının da gözetilmesi ve her ikisinin toplamının esas alınması gerekecektir.

Ne var ki, somut olayda; davacı, dava dilekçesindeki talebini 791.250.000 TL (791,25 TL) olarak göstermiş ve harcı da bu miktar üzerinden yatırmıştır. Davalı taraf, işlemiş faiz yönünden harcın tamamlanması gerektiğine dair bir itirazda bulunmamış, yargılama asıl alacak miktarı üzerinden yatırılan harca göre tamamlanıp, hükme bağlanmıştır. Yukarıda belirtilen ...da da işaret edildiği gibi, asıl alacakla birlikte harcı ödenmek sureti ile işlemiş faizin de müddeabih haline gelmesi durumunda işlemiş faiz miktarı kesinlik sınırında dikkate alınır. Aksi halde, gecikme faizi asıl alacağın ferisi durumundadır. Temyiz sınırı dava edilen müddeabih miktarına (asıl alacağa) göre belirlenir. (HUMK.nun 427. maddesi)

Bu durumda, harcı yatırılmış müddeabih miktarı 791,25 TL olduğundan, temyiz edilebilir bir karardan söz etmek mümkün değildir. Miktar yönünden temyiz isteminin reddi gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çocuğunluğun bozma gerekçesine iştirak edilmemiştir. 19.03.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/1384, K. 2018/2648, 19 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/1384
Karar No
2018/2648
Tarih
19 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2018/1384 K.2018/3733
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2018/1384 K.2018/2349
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/1384 K.2018/3175
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/1384 K.2018/3259
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/1385 K.2018/2169
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/1386 K.2018/3731

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.