KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/1473 E., 2018/9920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2018
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
......
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar dava dilekçesinde.
22/07/2009 tarihinde davalıların reşit olmayan çocuğu ...'ın müvekkillerinin çocuğu ...'in burnuna yumruk atmak suretiyle yaraladığını, adı geçen hakkında Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde ceza aldığını, olayla ilgili alınan doktor raporuna göre,.........yüzünde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yüzde sabit ize yol açan 1.derecede kemik kırığı olduğunun tespit edildiğini; bu yaralanmadan dolayı yüzde iz kaldığını ve iyileşme sürecinin 3 ay sürdüğünü; olay sebebiyle manevi elem ve ızdırap duyduklarını, müvekkillerinin kişilik haklarının haksız bir şekilde tecavüze uğradığını ileri sürerek,
20.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar; ceza mahkemesi kararının kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini konusunda hukuk hakimini takyit edemeyeceğini, ceza mahkemesi dosyası incelendiğinde oğullarının davacıların oğlunun kışkırtmaları ve tahrikleri sonucunda söz konusu eylemi gerçekleştirdiğini, bu durumun ceza mahkemesi gerekçeli kararında "eylemin haksız tahrik altında işlendiği" şeklinde ifade edildiğini, bahse konu olayda davacıların velisi bulunduğu kişinin de onların çocuğu kadar kusurlu olduğunu, dava sırasında herhangi bir rapor alınmadığını, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
........
Mahkemece; ...'in .......darbı sonrasında burnunda kırık oluştuğu yaşadıkları elem ve ızdırabın bir nebze de olsa giderilebilmesi için manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü gerektiği, olay tarihinde 18 yaşından küçük olan ..........anne-babası olan davalıların gözetimleri altındaki çocuğun eylemlerinden sorumlu olacağı dikkate alınarak, olayın haksız tahrik altında gerçekleşmiş olması ve tarafların tespit edilen ekonomik durumlarına göre davanın kısmen kabulü ile; 7.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22/07/2009'dan itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalıların diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.'nin 10.maddesine göre; (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde; davanın 20.000,00 TL manevi tazminat talebiyle açıldığı, mahkemece 7.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabul edilmesine rağmen, reddedilen kısım yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, tarifenin ilgili maddesi gereğince davacılar lehine belirlenen vekalet ücreti miktarını geçmeyecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK .436/2 maddesi gereğidir.
..........
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/1473, K. 2018/9920, 11 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama