İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/154 K.2018/6843

Taraflar arasındaki eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya…

Esas2018/154Karar2018/6843Tarih20 Haziran 2018Okuma7 dk · 1.304 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2018/154 E., 2018/6843 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile)mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Haziran 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.304 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili olan ... ile davalılardan ...'ın evli oldukları ve boşanma davalarının derdest olduğunu, düğün töreninin ilk haftası çeyiz senedinde yazılanlar ve düğünde takılanlar dahil davacıya ait tüm ziynetleri davalıların düğün borçlarını ödemek için alıp bozdurduklarını ve geri vermediklerini, en son 2010 Ağustos ayında davacıya, davalı ... tarafından şiddet uygulandığını, müvekkilinin babasının da gelip durumu düzeltmeye çalıştığını, ancak davalının zor kullanarak davacıyı ve babasını kapı dışarı attığını iddia ederek, müvekkiline ait ve davalı tarafından el konulan altın ve çeyiz eşyalarının bedeli olan şimdilik 25.000TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; ziynet eşyalarının davalılarda kaldığı ve evden zorla atıldığı iddiasının iftira olduğunu, davacının kendi rızası ile evdeki tüm eşyalarını da alarak evden ayrıldığını, ziynet eşyalarının hiçbirinin davalılara verilmediğini, davacının üstünde taşıdığını, çeyiz eşyalarının ise istendiği takdirde iade edileceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece; ziynet eşyalarının iade edilmek üzere davalılara verildiği ve davacının zorla evden gönderildiği kanıtlanamadığından, ziynet eşyalarına yönelik talep reddedilmiş, çeyiz eşyaları yönünden ise, davalı iadeyi kabul etmişse de, davacının bedel talep ettiği, birlikte kullanılan bu eşyaların bedelinin iadesinin ise hakkaniyete ve menfaatle dengesine uygun görülmediğinden davanın reddine karar verilmiş, hükmün, davacı vekilince temyizi üzerine.

Dairemizin 17.09.2013 tarih 2013/10568 E.-2013/12800 K. sayılı ilamı ile; '' Somut olayda davacı kadın, ziynet eşyalarının tümünün (çeyiz senedinde bulunanlar ve düğünde takılanlar) düğünden 1 hafta sonra davalılarca düğün borçları için alındığını ve geri verilmediğini ileri sürmüş olup, bu husustaki iddiasını ispat yükü davacıdadır. Olayda her iki taraf tanıkları birbiriyle çelişkili beyanlarda bulunmuştur.

Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde 'vs. tüm deliller' demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan; davacıya, ziynet eşyalarının tümünün düğün borçlarının ödemesi için elinden alındığı konusunda yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.'' gerekçesi ile bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonunda. “Davacı kadının, ziynet eşyalarının tümünün (çeyiz senedinde bulunanlar ve düğünde takılanlar) düğünden 1 hafta sonra davalılarca düğün borçları için alındığını ve geri verilmediğini ileri sürdüğü anlaşılmıştır.

Bu husustaki iddianın ispat yükünün davacıda olduğu gözetildiğinde, ayrıca davalı ...'ün yeminli beyanında ‘kendisinin düğün sonrası davacıya düğün borcu ve ev eşya borcu olduğunu söylediğini, düğün borcu ile kasdetdiğinin ev eşyası borcu olduğunu, bunun üzerine davacının çeyreklerini vererek harcayabileceğini söyledi, artan para ile de davacıya yüzük aldığını, bu çeyrekleri davacının isteği ve onayı ile aldığını, aralarında iadeye yönelik bir mevzu geçmediğini’ beyan ettiği dikkate alındığında, ayrıca davalıların yemin beyanları ve dosyadaki diğer deliller incelendiğinde,

davacının ziynet eşyasının iadesine yönelik iddialarını ispatlayamadığı, buna mukabil geri iade edilme koşulu olmaksızın davacı kadının isteği ve onayı ile, düğün sonrası ev eşyası borcu için bazı ziynet eşyalarının davalı kocaya verildiği hususunun ispatlandığı kanaatine varılmış, bu nedenle ziynet eşyalarının bedelinin iadesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili çeyiz senedinde yazılı olan eşyalarında bedelin iadesini talep etmiştir.

Senede konu eşyalarının incelenmesinde; eşyaların bir kısmının evlilik süresince kullanılıp tüketilebilir mahiyette olduğu, bu tür eşyaları tarafların ortak hayatları boyunca birlikte kullanıldığı ve bedelinin iadesinin hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşılmıştır.

Senette yazılı bulunan bir kısım çeyiz eşyasının ise yapılan keşif sonucunda davalıların elinde bulunduğu görülmüş, davalılar vekilinin cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında, söz konusu olan bu eşyaların davacıya aynen iadesini kabul ettiği anlaşıldığından, keşfen değerleri belirlenen bu eşyaların bedellerinin davalılardan tazminin menfaatler dengesine uygun düşmeyeceği” kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyizi üzerine.

Dairemizin 27.04.2016 tarih 2015/15592 E.-2016/6620 K. sayılı ilamı ile; “ Somut olayda, davalılar cevap dilekçelerinde, davacının ziynet eşyalarını üzerinde taşıdığını evden ayrılırken de yanında götürdüğünü belirtmiş, yargılama aşamasında da ziynetlerin bozdurulduğuna dair herhangi bir beyanda bulunmamışlardır.

Ancak, mahkemece davalılara; ''davacının ziynet eşyalarının tümünün düğün borçlarının ve diğer borçların ödenmesi için elinden alınıp alınmadığı'' hususunda yemin teklif edilmesi üzerine, davalılar tarafından davaya konu ziynet eşyalarının bozdurulduğu ve nerelerde kullanıldığına dair beyanda bulunularak yemin edilmiş, ancak; mahkemece davalılar tarafından eda edilen yemin

beyanında bazı hususların açıklattırılmadığı gerekçesi ile sonraki celse davalılara; ''davacının ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere davalı kocaya verilip verilmediği, ziynet eşyaları konusunda bozdurulması bakımından kadın isteği ve onayı alınıp alınmadığı'' hususunda yemin teklif edilmiş, davalılar tarafından davaya konu ziynet eşyalarının davacı kadının rızası ile bozdurulduğu ve nerelerde kullanıldığına dair beyanda bulunularak yemin edilmiştir. Buna göre; davalılar tarafından eda edilen yemin, kendi içinde çelişkili olduğu gibi, yemin metnine de uygun değildir.

O halde mahkemece; öncelikle yemin metninin hazırlanması bakımından yemin teklif edene kısa ve kesin bir mehil vererek, yemin sorusu yeteri kadar açık bir şekilde tespit edip, karşı tarafın da yemini kendisine teklif edilen yemin metni çerçevesinde eda etmesi sağlandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun olmayan şekilde eda edilen yemin çerçevesinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” gerekçesi ile bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonunda; “Davacı vekiline bozma ilamı doğrultusunda yemin metnini sunması için süre verildiği, yemin metninin sunulduğu ve davalılar vekiline tebliğ edildiği davalı asillerin duruşmada yemin metnine uygun şekilde ‘davacı ...'ın dava konusu tüm ziynet eşyalarını yanında götürdüğüne, çeyiz senedinde yazılı olanlar ve düğünde takılanlarda dahil olmak üzere hiçbir ziynet eşyasını almadığıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum’ şeklinde yemini eda ettiği anlaşıldığından kanıtlanamayan davanın reddine dair verilen karar da, davacı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 gün ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK).

Bir ispat vasıtası olan yeminin konusu HMK'nın 225. maddesine göre, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Görüleceği üzere yemin, tarafın kendisinden kaynaklanan (ondan sadır olan) vakıalar hakkında verilebilir.

Somut olayda, davalılar cevap dilekçelerinde, davacının ziynet eşyalarını üzerinde taşıdığını evden ayrılırken de yanında götürdüğünü belirtmişler, mahkemece davalılara; ''davacının ziynet eşyalarının tümünün düğün borçlarının ve diğer borçların ödenmesi için elinden alınıp alınmadığı'' hususunda yemin teklif edilmesi üzerine, davalılar tarafından davaya konu ziynet eşyalarının bozdurulduğu ve nerelerde kullanıldığına dair beyanda bulunularak yemin edilmiş, bir sonraki celsede de, ''davacının ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere davalı kocaya verilip verilmediği,

ziynet eşyaları konusunda bozdurulması bakımından kadın isteği ve onayı alınıp alınmadığı'' hususunda yemin teklif edilmiş, davalılar tarafından davaya konu ziynet eşyalarının davacı kadının rızası ile bozdurulduğu ve nerelerde kullanıldığına dair beyanda bulunularak yemin edilmiştir.

Bu yemin beyanı sonrasında davanın reddine dair verilen hükmün Dairemizin 27.04.2016 tarih 2015/15592E. - 2016/6620 K. sayılı ilamı ile, “yemin metninin hazırlanması bakımından yemin teklif edene kısa ve kesin bir mehil vererek, yemin sorusu yeteri kadar açık bir şekilde tespit edip, karşı tarafın da yemini kendisine teklif edilen yemin metni çerçevesinde eda etmesi sağlandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun olmayan şekilde eda edilen yemin çerçevesinde hüküm kurulması doğru görülmediği” gerekçesiyle bozulması üzerine;

davalıların “davacı ...'ın dava konusu tüm ziynet eşyalarını yanında götürdüğüne, çeyiz senedinde yazılı olanlar ve düğünde takılanlarda dahil olmak üzere hiçbir ziynet eşyasını almadığıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum” şeklinde ikinci yemini eda ettiği ve böylece iki yemin arasında çelişki olduğu anlaşılmıştır.

O hâlde, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda davalılara usulüne uygun tekrar yemin ettirilerek yemin içeriğindeki çelişkinin giderilmesi, eğer bozdurduk şeklindeki yemin beyanında ısrar ediliyorsa ispat yükünü aldıklarının kabulü ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/154, K. 2018/6843, 20 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/154
Karar No
2018/6843
Tarih
20 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/154 K.2018/9303
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2018/155 K.2018/6422
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/155 K.2018/6703
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/156 K.2018/6556
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2018/156 K.2018/5780
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/156 K.2018/9126

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.