KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/1911 E., 2019/7045 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2019
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, dava konusu taşınmazı inşaat malzemesi satımı ve dekorasyon işleri yapmak üzere davalıdan kiraladığını, taşınmazı kiracı olarak kullandığı dönemde taşınmazda birtakım faydalı imalatlar yaptırdığını ve bunu mahkeme aracılığı ile tespit ettirdiğini; tespit edilen bedelin ve tespit dosya masrafının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız ve yersiz şekilde itiraz ettiğini iddia ederek; itirazın iptaline, takibin devamına % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; kiracının mal sahibinin haberi ve izni olmadan tadilat yapamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, Bursa 8. İcra Dairesinin 2014/43 E. sayılı dosyasında 6.160,85 TL asıl alacağa itirazın iptali ile takibin anılan tutar yönünden devamına, asıl alacağın % 20'si olan 1.230,00 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine dair verilen karar, davalının temyizi üzerine.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 18.04.2016 tarih ve 2015/7344 E.-2016/3106 K. sayılı ilamıyla "...Davalı vekilinin faydalı imalat bedeline yönelik temyiz itirazlarına gelince ;Yerleşik uygulama, kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibariyle TBK.nun 530. maddesi (BK. 414.m) kapsamında vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalı kiraya verenden isteme hakkı olduğu yönündedir.
Kural olarak bu gibi zorunlu ve faydalı masrafların kira sözleşmesinin başlangıcında yapılmış olduğu kabul edilmektedir. Kiralananın tahliyesi sonunda kiralayan bunları benimsemiş ve kiracı aleyhine sebepsiz zenginleşme meydana gelmiştir. Kiraya verenin sorumluluğu faydalı imalatların imal tarihindeki değerinden yıpranma payı düşülmek suretiyle bulunacak değer kadardır.
Somut olayda; taraflar arasında 01.01.2010 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı ve kiralanan taşınmazın 07.09.2012 tarihinde tahliye edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacı kiracı, 18.11.2013 tarihinde mahkeme aracılığıyla kiralanana yaptırdığı imalatları tespit ettirmiş,tespit edilen 5.580,00 TL faydalı imalat bedeli ile 580,85 TL tespit masrafının tahsili amacıyla 06.01.2014 tarihinde icra takibi başlatmıştır.
Davalı borçlunun süresinde borca itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında hükme esas alınan 16.12.2013 tarihli tespit raporundan faydalı imalatların imal tarihi itibariyle mi değerlerinin hesaplamaya dahil edildiği anlaşılamamıştır.
Bu durumda, mahkemece, faydalı imalat bedellerinin imal tarihi itibariyle değeri tespit edilip yıpranma payı düşülmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma ilamına uyan mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalının Bursa 8. İcra Dairesinin 2014/43 E. sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin 4.713,85 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması suretiyle devamına, asıl alacağın % 20'si olan 942,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İİK.nun 67. maddesindeki düzenlemeye göre davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, davaya konu alacağın gerçek miktarının belli olması veya belirlenebilmesi için bütün unsurlarının borçlu tarafından bilinebilecek nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. Davaya dayanak icra takibine konu faydalı masraflara ilişkin olarak davacının talep edebileceği miktar yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiğinden likit olmayan alacak yönünden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/1911, K. 2019/7045, 24 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama